Bir kemanın çığlıklarıydı, bakışların.
Boğarken duygularım geceyi içimde,
Dokunmak istemiyorum yüreğine,
Burnumda tütmüyor artık, kokun.
Hangi kader kurtarır ömrümü?
Gözlerinin derinliğine göm beni,
Sar beyazlığına, tenin tabutum olsun.
Kara geceye boya, saçların toprağım olsun.
Sağ kalsın sevgim yeter ki...
Dokunabilseydim ellerine kurtulurdum,
Bir bakışına hayatımı sığdırdın,
Başından sonuna bir bakış.
Öyle ki; bir varmış bir yokmuş,
Nihayet verdiği selam, eğilen başların.
Sana bakmaya yas tutan soluk gözler,
Kavuşmadan ayrılmak nedir bilir misin?
Uzağım sana; mesafe iki kaşın arası kadar.
Hasretim eşini göremediğim gözüm kadar.
Ama biliyorum, sen hep daha güzelsin...
Senin de arar mı beni bakışların, dilenci misali?
Güneşim, ayım ve yıldızlarım,
Umudum ve ışığım,
Nergisim, saklı bahçem.
Denizim, hazinem ve kalbim...
Gözlerim açılsa; baharlarımın kuş cıvıltısı sesine,
Yakamozum, kutup yıldızım,
Yaz yağmurum, bahar rüzgarım.
Vaham ve serabım,
Karanlık gecede aydınlığım...
Kayıp bir çocuk, seyyah ama pusulasız.
Uzaklara gidiyorum bi' tanem!
Avuçlarımın içinde bir serçe gibi,
Nefesimle ısıtmak isterken pamuk yüreğini.
Şimdi senin hiç gitmediğin, gözlerinin görmedigi,
Rüzgarlarının uğultusunu duymadığın, yerlere gidiyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!