İstanbul’a baktıkça yedi zümrüt tepeden
Büyülerken insânı, hemen geçer kendinden
Hayâl midir düş müdür, daldırır bir hülyâyâ
Sâde bir şehir değil, benzer başka dünyâya
Gönüllerin sultanı,İstanbul’a sevdâlı
Şiirinde dilinde anlatırsın her anı
Seni tanıyanları sana dost olanları
Şiirinde dilinde anlatırsın her anı
Yedi tepeli şehir, İstanbul derler sana
Kaynakların çok senin, içilir kana kana
En duygulu şarkılar, söylenirken bağrında
Nice aşklar yaşandı, sendeki mekânlarda
Bir yanında Avrupa, diğer yanında Asya
İpek saçlarından, yıldız kayarken
Gönlümün hisleri, dar gelir bana
Gitme kal demeyi, lûtuf sayarken
Ardın sıra bakmak, zor gelir bana.
Nice hâtıranın, geçtim izinden
İpotekli irâde, kafesteki tutsaktır
Üst akılın elinde, çok sinsi bir tuzaktır
Allah ıslah eylesin, hak yolundan uzaktır
Hafızası kaybolmuş, azatsız bir uşaktır
6 Haziran 2015 - Kaletepe
Kalplerdeki kir pasın
Gönüllerde iflâsın
Her türlü ihtirâsın
Devâsıdır irâde
Âzimdeki dengenin
Irak olma kendine, uyma nefsin fendine
Yalnızlığın melâli, hüzün yükler bendine
Ârif olan insanlar, şekvâ etmez derdine
Yalnızlığın melâli, hüzün yükler bendine.
Şekvâ: Şikâyet
Irkçılık ayrımcılık, bir insanlık suçudur
Kin ve nefret hissinin, pek hazîn sonucudur
Hor görülen sanma ki, insanın vücûdudur
Irkçılığa dur demek, vicdânların borcudur.
Öyle bir illet ki bu, nefisleri dürtükler
Işık hüzmesi gibi, hüzün aktı gönlüme
Sükût ettim derinden, kilit vurdum dilime
Nice mevsimler geçti, bunca yıllık ömrümde
Bahtıma hazan düştü, ömrümün son deminde
Yüreğimde bir sızı, başlar inceden ince
Nûr deryâsı içinde, sonsuzluğa uzanmış
Şehâdet makâmında, berâtını kazanmış
Bir fâniye dünyâda, ne de güzel bir şanmış
Kim demiş unutulmuş, isimsiz meçhûl asker
Rütbeleri silinmez, nice coşkun sellerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!