Sözü değerli kılan, manada yüceliktir
Manada gizli olan, nüktede inceliktir
Söz mizanda tartılır, ağırlığa bakılır
Şayet söz hafif ise, fikirde cüceliktir
16 Temmuz 2013 – ISPARTA
Sözünü bilmezle, muhâtab olma
Gam sarkacı gibi sallanır durur.
Sakın kıymet verip, yanında durma
Kemlik oklarıyla, hep seni vurur.
Yanılıp aldanıp, etme ki sohbet
Şu ağlayan gözlerin, efganında hicrân var
Dönmez artık gidenler, tâ ezelden fermân var
Dünyâ fânî kul fânî; hem bahâr hem hazân var
Dönmez artık gidenler, tâ ezelden fermân var.
Suları çağlar gibi
Sevdâsı dağlar gibi
Sümbüllü bağlar gibi
Benim cânım Türkiye’m
Vatanımsın Türkiye’m
Cânânımsın Türkiye’m
1.
Rivâyet ki rûyâda, son Resûl kıldı beyân
Kalbe zuhûr edince, oldu ilâhî fermân
Ve el ele verdiler, Süleyman ile Sinan
Kâinatın ufkunda, o ân parladı zamân.
2.
Süleyman Şâh kimdir diye
Suâl ettin mi bir kere?
İlgin yoksa târihine
Bir hicâbtır bil kendine
Orhan Gâzinin dedesi
Umutlarla yürüdük, henüz vakit dolmadan
Bir ses var ki yükselir, o Sultân-î Yegâh’tan
Mutluluğa varılmaz, muhabbetsiz olmadan
Bir ses var ki yükselir, o Sultân-î Yegâh’tan
Neyzenler hep çağlasın, hem dügâh hem segâhtan
Nûr dolu kalbinde, dünyâlar olsam
Düşünde canlanan, hülyâlar olsam
Sevgine sığmayan, deryâlar olsam
İstemem başka şey, hayâlin yeter
Desen desen, renk renk, nakışın var ya
Kadim dostlukları, serâb mı sandın?
Bir anlık vâdeli, hesap mı sandın?
Ahde vefâ denen, bir duygu var ki
Zamân sellerinde, yiter mi sandın?
Bir selâm gönülden, çağrıya benzer
Semâzenler dönerler, mânevi bir iklimde
Hû diyen bütün kalpler, çarpar aynı ritimde.
Huşû ile zikreden, ney semâsı bin ikrâm
Hak için selâm veren, dillerde tatlı kelâm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!