Ayasofya Câmidir, kararını verenler
Mazlûmların duâsı, size dâim zırh olsun
Vicdânının sesiyle, doğru hükme erenler
Kutlu cennet müjdesi, kâlbinize bahşolsun.
Adâletin kılıcı, pek keskindir pas tutmaz
1)
On Temmuz iki bin yirmi
Cenab-ı Hakk’ın keremi
Sona erdi hüzün devri
Ayasofya(m) özgür artık
Aşk bir sevdâ atıdır, vuslata (uğrunda) koşar gider
İçin için yanarken, mum gibi erir biter
Bazen bir âşinâdır, bazen giz olur yiter
İçin için yanarken, mum gibi erir biter.
Aşk, bir sevdâ kuşudur, kanatsız uçar gider
Vuslatının uğruna, bin bedel öder gider
İçin için yanarken, dumansız tüter gider
Vuslatının uğruna, bin bedel öder gider.
Aşk iksiri ile yunan
Meş’ale olup yanan
Kalplere sevgi sunan
O koca pîr Yûnus’tur.
Türkçe’mizin cemresi
Aşk oduyla, pişip yanan
Yüreğinden sevgi sunan
Bir (o) dervişti ayan beyan
Karamanlı, bizim Yûnus.
Taptuk Emre dergâhından
1.
Aslâ kalp kırmayalım, doğruyu eğip geçer
Söz kurşundan ağırdır, yüreği delip geçer.
2.
Dil yâresi onulmaz, tamiri kolay değil
Hemen çâre bulanmaz, çok basit olay değil.
Sararan yaprak gibi, dalından düşeceksin
Rüzgârların önünde, savrulup göçeceksin
Unutma ki nihâyet, toprakla buluşacak,
An be an çürüyüp de, aslına döneceksin
Bizler birer fâniyiz, ömrümüz pek kısadır
Uzayın Alper’i, GEZERAVCI’dır
Sen fânîsin ammâ, ismin hancıdır
Her adım atışın, biten sancıdır
Ülkeme ne güzel, gurûr yaşattın.
İki bin yirmi dört, on dokuz Ocak
Âsûde aşk ülkesi, kutlu cennet vatandır
Mühür olmuş bağrında, şehâdetle yatandır
Eğil de bir kulak ver, topraktaki sır sese
O ulvî bir mânâya, irem meşki katandır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!