1.
Kimi zamân nevbahâr, kimi zamân sonbahâr
Hânende ve bestekâr, üstad Sadettin KAYNAK.
Gönlündeki hisleri, sıralı dağlar kadar
Hânende ve bestekâr, üstad Sadettin KAYNAK.
2.
Şafağı andıran zamânlar gibi
Çağlardan çağlara kalanlar gibi
Gelecek vadeden yarınlar gibi
Günümüz güneşli, aydınlık olsun
Ekmekle aşımız, helâl kazançla
Sağır kulaklara, nutuk atanlar
Helâl lokmasına, harâm katanlar
Mazlûma güçsüze, caka satanlar
Sizlere binlerce, yazıklar olsun
Yolunu yönünü, hep şaşıranlar
Sazımdaki teller sensin
Başımdaki yeller sensin
Tutunduğum dallar sensin
Sözüm sana cânda cânân
İnsanoğlu konar-göçer
Seher vakti kuşlar, billûr sesiyle
Nağmesi gönlüme, âvâz eyliyor.
Tutuşmuş sîneler, pür nefesiyle
Allâh Allâh deyip, niyâz eyliyor.
İlâhî hikmetle, muştular almış
Seher vakti rüzgârın, sabâdan gelir sesi
Hep hüzünsüz demlenir, şu gönlüm neş’esi
Yankılanır rûhumda, huzûrun tam zirvesi
Hep hüzünsüz demlenir, şu gönlüm neş’esi.
Şehit nedir diye, sorarsan eğer
Derim ki makâmı, ûlvi bir değer
Onlar sonsuz hayât, yaşarmış meğer
Her iki cihânın, ölümsüzüdür
Allah’ın yolunda, verirken canı
Hayâller hakîkî, olur bir ânda
Duygular yükselir, aynı zamânda
Farklısın özelsin, canda cânânda
Şehdâne diyârsın, Şehr-i İstanbul.
Âsitâne sensin, kalplerde aşkın
Selâm verdim Hakk için, selâmım almadılar
Hal-hatır soram dedim, bir nebze durmadılar
Bende şaştım bu işe, yüzüme bakmadılar
Hicâb duydum derinden, insanlık ölmüş dedim.
Selâm Allâh kelâmı, vermek sünnet almak farz
Sen ağyârdan ırak dur, sakın kanma fendine
O öyle bir âfet ki, tutsak eder kendine
Son pişmânlık faydasız, bin dert ekler derdine
O öyle bir âfet ki, tutsak eder kendine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!