Canik Dağlarının Eteğinde
Canik Dağları’nın eteğinde bir güzel yaşar,
gece olunca karşıki evinde sanki yıldızlar konaklar.
Bir pencere açılır usulca karanlığa,
ben ömrümü o ışığın altında sabahlara bağlarım.
Sen bilmezsin…
bir insan bazen sadece bir perde kıpırdasın diye
saatlerce aynı sokağa bakar.
Bazen bir lambanın yanışı bile
“belki beni düşündü” diye
koca bir umuda dönüşür.
Soyletme beni sevdiğim…
“özledim” diyorum,
ama bazı özlemler dile gelince eksik kalır.
Çünkü insan,
gerçekten yandığı kişiye
kelimelerle değil,
geceleriyle anlatır kendini.
Bu nasıl anlatılır ki…
Senin evinin ışığı sönünce
içimde bir şehir kararıyor.
Perdene düşen gölgeyi görünce bile
kalbim yerinden kalkıp sana yürümek istiyor.
Yeter artık bekletme beni…
Ben sana geç kalmadım,
sen beni yokluğunda eskittin.
Bir “gel” desen
Canik’in rüzgârını arkama katıp gelirim,
dağları değil,
kendimi aşarım sana gelirken.
Çünkü bazı insanlar
bir ömre denk gelir…
ve insan onların kapısını değil,
kaderini çalar.
Şimdi söyle sevgilim…
Gece senin evinde yıldızlar mı konaklıyor,
yoksa ben mi her gece
gözlerini gökyüzü sanıyorum…
Ama bil ki…
her gece senin pencerenin karşısında
bir adam eksiliyor sessizce.
Sigarasının dumanına değil,
adına tutunuyor karanlıkta.
Ve herkes uyurken
o, yalnızca senin ışığını bekliyor.
Canik Dağları şahittir buna…
Ben seni bir heves gibi değil,
dua gibi taşıdım içimde.
Adını dilime değil,
kalbimin en derin yerine sakladım.
Çünkü bazı sevdalar söylenmez,
insanın içine gömülür de
öyle yaşar yıllarca.
Bir gece çık pencereye…
Ay omzuna düşsün usulca,
saçların geceyi ikiye bölsün.
Ben yine uzaktan bakarım sana,
çünkü sevmenin en acı tarafı
dokunamadan ait hissetmektir birine.
Ve eğer bir gün
“neden bu kadar sustun?” diye sorarsan bana,
bil ki insan
en çok gitmesinden korktuğuna
sessiz kalır bazen.
Ama artık dayanılmıyor sevgilim…
Özlemek dediğin şey
bir insanın içinde büyüyen görünmez yangınmış.
Ben her gece biraz daha kül oluyorum,
sen hâlâ bilmeden uyuyorsun.
Yeter artık bekletme beni…
Gel de bitsin bu mesafe,
ya da söyle,
ben hangi duvara asayım içimde büyüttüğüm seni?
Çünkü sen gelmezsen…
Canik Dağları’nın eteğinde
bir adam yaşlanacak sessizce.
Ve bir ömür boyunca
karşı evde yanan bir ışığı
“yuva” sanmaya devam edecek…
Kayıt Tarihi : 14.05.2026 10:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!