Can kafeste dil dudakta perişan
Rıhtımda salınan yelkenli gibi
Bir o yanda bir bu yanda yüreğim
Hıdırellez ayında bayram gününde
İbrahim’in ateşlere atıldığı yerdeyim
Ateşlerdeyim
Yürüyorum
Yürüdüğüm yolları göremiyorum
Yolum uzun yolum zor
Yolumda dizili gulyabaniler
Yolun nereye gider bilemiyorum
Yorulmakta var
Bu yollarda yolda kalmakta
Unutulup gitmekte var işin içinde
Esefte var ah ta var pişmanlıkta var
Oturup bir köşede ağlamakta var
Bu gün yüreğimde bir ürperti var
Anne bana dua eder misin bu gece
İki damla göz yaşı süzülünce gözünden
Ellerini kaldırıp söyler misin adımı
Ahmet..der misin
Dertli başımı yaslayınca dizine
Siler misin gözlerimin yaşını
Can kafeste dil dudakta perişan
Saçlarım dağınık bakışım durgun
Aynaya yansıyan suretim yorgun
Hava sıcak yollar tozlu dostlar vefasız
Dost diye tuttuğum eller vefasız
Hıdırellez ayında bayram gününde
İbrahim’in ateşlere atıldığı yerdeyim
Ateşlerdeyim
Bahar gelmiş kırlarda çiçekler açmış
Uçurtma salmış gök yüzene çocuklar
Ve deviz ve mehtap ve esen rüzgar
İnsanlar kol kola dolaşırlarmış
Ben karanlık bir gecenin ortasında doğmuşum
Ben güneşin kavurduğu rüzgarın savurduğu
İbrahim’in ateşlere atıldığı bir diyarda doğmuşum
Yanmışım
Biliyorum ben İbrahim değilim
Gül bahçesi olmayacak yürüdüğüm sokaklar
Melekler ötelerden selam getirmeyecek
Serin ve selamet olmayacak ateşler
Çatlamış dudaklarıma bir damla su vermeyecekler
Yürüyorum karanlık boş sokaklarda
Yürüdüğüm yolları göremiyorum
Yolum uzun yolum zor
Yolumda dizili gulyabaniler
Yolum nereye gider bilemiyorum
Sonum nasıl olacak göremiyorum
Can kafeste dil dudakta perişan
Sonbaharda savrulan yapraklar gibi
Bir o yanda bir bu yanda yüreğim
Hıdırellez ayında bayram gününde
İbrahim’in ateşlere atıldığı yerdeyim
Musa’nın asası yok ki elimde
Dardayım
Kayıt Tarihi : 17.04.2009 17:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!