Bu sabah nedense her taraf suskun
Öğlen oldu hala buğulu camlar
Her gün hiç durmadan koşuşturan insanlar
Nereye gizlendiler görünmüyorlar
Yaşlı bir adam dolaşıyor sokakta
Ağır aksak adımlıyor hayatı
Belki yetmiş belki seksen yaşında
Konuşmayı unutmuş dudaklarından
Bir dua dökülüyor hepimiz için
Kimse duymasa da ben duyuyorum
Sararmış bahçeler solgun çiçekler
Ağaç dallarında baykuş sesleri
Bir ana pencerede yolunu gözler
Bir rüyanın peşinde koşan oğlunun
Yaşlı gözlerinde iki damla yaş
Kimse görmese de ben görüyorum
Güvercinler konuyor pencerelere
Rüzgar en umarsız şiddetinde esiyor
Yıllar öncesinden kalma bir şarkı
Dökülüyor yorgun dudaklarımdan
Telefon tellerine dizilen kuşlar
Hüznü besteliyor ayrılıklara
Kimse bilmese de ben biliyorum
Sonra yıllar öncesini hatırlıyorum
Yağmurlu bir gün bir sonbahar akşamı
Yitik bir şehrin dar bir sokağı
Zayıf naif ince cılız mı cılız
Elleri ceplerinde garip bir çocuk
Küçük yüreğinde hayaller gizli
Nereye gitse orda bir hüzün
Ne yana baksa orda bir acı
Sırtında hayatın olanca yükü
Hor bakmalar gülüp alay etmeler
Utanmalar sıkılmalar boyun bükmeler
Yolun başında çocuk yaşında
Çekmiş hayatın tüm çilesini
Çözmüş dünyanın bilmecesini
Gün batımında gözünde yaşlar
İnceden inceye akmaya başlar
Kimse bilmese de ben biliyorum
Ahmet Karakuş
Ahmet KarakuşKayıt Tarihi : 17.04.2009 22:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!