Nasrettin hocanın en uzun fıkrası
Hoca bir zamanlar evin önünde
Dalları budarmış ağaç üstünde
Bindiği dalı kesermiş
Dalgın ya kafa
*****
Eş ile dost ile tatlı muhabbet
Yüreği dil ile kullanan insan
Acıya boğulup arada sohbet
Ağlayan çınlayan, tellenen insan
*****
Şevketin güzelini haber vereyim size
Sevgiyi sunmak odur misli ile kat ve kat
Bir yumuşak yücelik getirir bizi dize
Her cana yakışandır ne de büyülü şefkat
Yeni doğan bir bebek anneden neyi bekler
Beni, bana sorma
Beni, kendine sor
Akşamları karanlığa kattıklarına
Boğazında takılan yuttuklarına
Sayısız nöbetler tuttuklarına
Ayrılık
Böyle ayrı kaldık gülüm
İnan senin suçun değil
Bu hasretlik sanki ölüm
İnan senin suçun değil
Sırma saçın üstünü ince yazmayla
Bağlama yıldız gözlüm içim dayanmaz
Yerme yanak üstüne inci dizmeyle
Dağlama yıldız gözlüm içim dayanmaz
Deccal gurbet yıllanır kahır çekersin
Allah ilk önce yalnızlığı
Sonra Ademi
Ve daha sonra da Havvayı yarattı
Adem yalnızlığı bildi
Yalnızlığı yaşadı
Havva ise
Girince Batıl Hakka
(çift çapraz kafiye)
GİRİNCE batıl hakka ne yapılsa YARAMAZ
Ağlama dostum sakın terkedip de gidene
Ayrılık ölüm değil ölüm değil ayrılık
Ahirette hep birden can gelecek bedene
Ne ayrılık ölümdür ne de ölüm ayrılık
Sızlama gülüm sakın can verip de ölene
Bir ilkbahar sabahı yolculuk başlamıştı
Uzayıp gitti yollar ufka doğru derince
Çiçek açan dallarım kar düşüp kışlamıştı
İçim titredi birden gurbet ele varınca
Önceleri tazeydik çok zor oldu alışmak
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!