Platonik aşk Namuslu aşk
Bilmem ne ülkesinin
O yüksek dağlarının düzlüklerinde
PLATO adında saçma sapan bir köyde
Sapla saman bir evde oturan
Sen
Kaç yağmurlu akşamda iliklerime kadar
Sokaklarda ıslandığımı
İçim ürpererek yabancı bir saçak altında
Yapayalnız yaslandığımı
Nereden bileceksin
Yusuf ile Gürkan
Uzun yıllar önceydi Ekincik cennetinde
Adettir köyde diye mutluluk niyetinde
Sevmesem de yine gelir
Çatar nefsin arzuları
Şu gönlüme çıban olur
Batar nefsin arzuları
Kibirlenir başa kakar
Sözlerin zehirli ne gerek bana
Yalandır serersin duymak istemem
Gözlerin sihirli engerek cana
Yılandır sararsın uymak istemem
Sonuncu Yazılan Anam
Dünyaya gelişin selim kapısı
Ayaklar altında ezilen anam
Yıkılsın dünyanın zalim yapısı
Feryatsız figansız üzülen anam
Bir göz atalım dostlar söze geldim sizlere
Adem’den karıncaya Allah neler yaratmış
Bakıp da ibret yeter görmek için gözlere
Sonsuza varıncaya Allah neler var etmiş
*
Yörük atı yemini amelinden artırır
Aşk her şeyden başkadır
Pişmanlıkta keşkedir
Emin olmazsa gönül
Kıskançlıkta Kuşkudur
Tüm evrenin içinde
Anlayana sivrisinek inek
-İlk ve en birinci bölüm-
Anlayana sivrisinek inek
Anlamayana olmuş kavun kelek
Anlarsın
Gönlünün sesine tıkadın kulak
Bırakıp bülbülü kaz mı dinlersin
Sevseydim seni ben olurdun dolak
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!