suyun bir yakasında sen
bir yakasında ben
iki yakam bir araya gelmiyor ki
kavuşalım
adını mı değiştirdin?
yüzünü mü değiştirdin?
senden hiç haber alamadım
izini nasıl kaybettirdin?
dünya küçük derler bir de
onsuz geçecek bir günü bile
kabullenemezken
öyle oldu ki
rüyalarda görmeye
razı oldum
azrail’le hasbihal etme şansım olsaydı
ona sabah gelmesini öğütlerdim
bilhassa işe gitmem için kurulmuş saatin
alarm verdiği sularda
fazlasıyla teslimiyetçiyim
dağlara ah! dedim
dağlar döndü ah! dedi
sen nasıl bir alçaksın ki
elin bağrında oh! diyorsun
bir mahalle gibi yanarken içim
şair olmak
alnında “uzak durun” yazılı bir notla
dolaşmaya benzer
yazılan her şiir bir suç kaydıdır
tarihe not düşülür
aslolan şu ki
ne şair öldü ne de şiir
şaire şiir yazdıran asilzade kayıp
kağıt da bol kalem de
eksik olan biraz tenezzül
lakin o da yok işte
eylül’den beri
aralık bıraktığın kapının önünde
nisan’ı, mayıs’ı, haziran’ı bekliyorum
yaz kurutur belki gözyaşlarımı
buharlaşır hüzün belki diye
sessiz seda’sız bekliyorum
sevmek
seni ve dahası
istanbul'u terkeden sevgilinin
gidişine üzülürken
öte yandan
beklenen o büyük depremi
bir gül ilk sözdür kimi zaman
kimi zaman da son söz
kapına bıraktığım
son sözümdü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!