artık kâr etmez
ne bir tembih ne de teselli
o her şeyi hafife alma huyun
alaycı ve de meydan okuyan tavrın
seni kurtarmaz
kendi gerçeğinden
öyle günler geçirdim ki
telefonum günlerce çalmadı
bozuldu mu acep deyip
kendimi bile aradığım oldu
baktım kul yapımı sağlam
kul bozulmuş kul
senden olmaz kardeşim…
iktidarla zerre muhabbetin olmamış
güçten uzak durup, güçlü olamazsın
köprü… dayı… bir deyim var hani
hiç mi duymadın?
alışıyorum
her şeye alışıyorum
bu sabah iyice emin oldum
uykumdan sıçrayarak uyanmışım
dişlerimi sıkmaktan ağzımda kan birikmiş
avuçlarımda tırnaklarımın izleri çıkmış
az kaldık
yetemez olduk artık başkalarına
unuttuk hayat koşuşturmasından
nasıl sevilir...
sağa sola sallanan başlar
dünya kadar yolu vardı
bana acı vermenin
beni yok etmenin
kızgın demirlerle dağlanır
soğuk hücrelerde titrer
bembeyaz odalarda delirebilirdim
eski bir şarkı çalındı kulağıma radyodan
eski bir sevgili uzandı, öptü dudağımdan
havai gecelerden, pürumar sabahlardan
bir volkan uykusundan uyandı hatıralar
nasıl nazlı, nasıl narin, nasıl asilzade
adı eylem olsun demişler
bir çift kanat verir gibi
palazlanmış kafes örmüşler
ama uçmak yok der gibi
gülüşü aralar gizemli yanını
gözlerini düşünecektim
gözaltındakileri düşünürken buldum kendimi
hürriyet kavgası, hür niyet bırakmadı, bitti
aşkı, aşkımızın önüne geçti
olsun, varsın biz zayi olalım
zayiatsız muzaffer olunmaz
gidişin gidişatımı değiştirdi sevgilim
kadeh dolduruyorum, küllük dolduruyorum
çile dolduruyorum artık
gün doğumlarını izleyecek mecal yok
gün batımlarında yürüyorum
eskisi gibi mükellef sofralar kurulmuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!