Büyük Meclis Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4738

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Büyük Meclis

Dimdik durur koca dağlar, gökyüzünde çivi gibi,
Gönlümdeki eski çağlar, kök salıyor çivi gibi,
Rüzgar eser deli deli, savurur hep fani kulu,
Yürekteki derin bağlar, kan ağlıyor çivi gibi.
*
Bir demirci ocağında, çekiç iner ağır ağır,
Karanlığın kucağında, yalnız adam kalır sağır,
Uzak kentin yollarında, Ahmet yürür adım adım,
Sensizliğin bucağında, sevda beni her gün çağır.
*
Zamana direnir taşlar, yıkılmazlar çivi gibi,
Eğilmez o mağrur başlar, bakılmazlar çivi gibi,
Bir derenin kenarında, sular akar serin serin,
Yanakta kuruyan yaşlar, dökülmezler çivi gibi.
*
Kervan geçer ıssız yoldan, ayakları yorulurken,
Haber gelmez garip kuldan, zincirlere vurulurken,
Köyün yaşlı ustaları, umut eker şu toprağa,
Hesap sorar kader yıldan, divaneden sorulurken.
*
Ayaz vurur pencereme, soğuk girer çivi gibi,
Acı dolar tencereme, hüzün serer çivi gibi,
Bir bulutun gölgesinde, garip Ayşe ağlar durur,
Doktor bakmaz cendereme, yara gerer çivi gibi.
*
Kara kışın ortasında, yanan ateş söner biter,
Zalimlerin sofrasında, lokma zehir döner biter,
Gökyüzünde uçan kuşlar, yuvasını arar bulmaz,
Garibanın hırkasında, acı koku siner biter.
*
Ömür biter yol boyunca, hayat batar çivi gibi,
Güller kurur dal boyunca, diken katar çivi gibi,
Mavi göğün sonsuzunda, güneş doğar ışıl ışıl,
Seven sever huy boyunca, sevda yatar çivi gibi.
*
Geçmişin o izlerinde, saklı durur hatıralar,
Aşıkların sözlerinde, dilden vurur hatıralar,
Karlı dağın tepesinde, yalnız gezen kurtlar ulur,
Bir yorgunluk dizlerinde, sessiz kurur hatıralar.
*
Yalan dünya kervanında, doğrular var çivi gibi,
Yiğitlerin meydanında, çağrılar var çivi gibi,
Nehir coşar taşkın taşkın, sular akar denizlere,
Hastaların dermanında, ağrılar var çivi gibi.
*
Bir destanın satırında, yazılıdır eski adlar,
Güzellerin hatırında, kazılıdır eski adlar,
Göçmen kuşlar katar katar, uçup gider uzaklara,
Padişahın çadırında, dizilidir eski adlar.
*
Aşka düşen bu canlarda, yara kanar çivi gibi,
Cephedeki meydanlarda, asker yanar çivi gibi,
Çocukların gülüşünde, bahar açar çiçek çiçek,
Unutulmuş zamanlarda, hasret sınar çivi gibi.
*
Gecelerin siyahında, sular çağlar ince ince,
Zindanların günahında, yürek ağlar ince ince,
Bir geminin dümeninde, kaptan arar yeni ufuk,
Mazlumların eyvahında, acı dağlar ince ince.
*
Masalların dünyasında, fikir çakar çivi gibi,
İnsanlığın rüyasında, gözler bakar çivi gibi,
Şehirlerin sokağında, koşuşturur yorgun kitle,
Kötülerin kumpasında, öfke yakar çivi gibi.
*
Ayrılığın acısından, yürek hep kanla boyanır,
O dostların sancısından, dertler üst üste dayanır,
Bir çobanın kavalında, dertli dertli tüter name,
Zalimlerin kamçısından, sessiz uyuyan uyanır.
*
Toprak ana kucağında, tohum atar çivi gibi,
O sıcacık ocağında, sevgi katar çivi gibi,
Bir balıkçı teknesinde, ağlar dökülür denize,
Hasretlerin bucağında, acı batar çivi gibi.
*
Kimsesizler sokağında, hüzün her bir canı sarar,
Fakirliğin durağında, dertler karanlığı karar,
Bir mektubun satırında, okunur gizli sevdalar,
Garibanın kursağında, acılar ne işe yarar?
*
Hayallerin rüzgarında, bayrak eser çivi gibi,
Umutların diyarında, kılıç keser çivi gibi,
Karlı yollar kapanınca, yolcular bekler o handa,
Haksızlığın kararında, mazlum küser çivi gibi.
*
Gözyaşının pınarında, sular durulup aklanır,
İkbalinin baharında, anılar kalpte saklanır,
Kara toprak kucağında, yatar nice koca devler,
Kötülerin kenarında, sevap sır olup paklanır.
*
Sonbaharın gazelinde, yaprak düşer çivi gibi,
Gariplerin ezelinde, dertler pişer çivi gibi,
Zirvelerin beyazında, karlar savrulur havaya,
Kahpeliğin bedelinde, yara deşer çivi gibi.
*
Bir destanın son sözünde, büyük meclisler kurulur,
Kahramanın o özünde, demir mızrakla vurulur,
Yeni bir gün doğduğunda, aydınlanır bütün cihan,
Kötülerin kör gözünde, sertçe hesaplar sorulur.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 10.08.2026 06:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!