Ağlıyorum,herşey aynı ama senden yoksun
Farkındayım yaptığımın bana lanetler olsun
Fikrim yok bundan sonra ne olacağından
Ne olacaksa beraber olsun.
Karış karış gezdim yedi cihanı
İşledim her türlü günahı
Affet,pişmanım ettiklerimden
Bir sen varsın bana merhamet gösteren
Sürmem bir daha ağzıma o lanet şeyi,
Hani derdi ya Necip Fazıl:
"Gelme artık neye yarar?" diye,
Ben öyle değilim işte.
Geliceğin günü beklerim
Sayarım sonsuzdan geriye
Bir garip gezerim kapı kapı,
Ne bi doktor ne de onun ilacı;bunun devası.
Bir dilber var ki ahu afet,
Nar-ı aşkı yakar kalbimi acı acı.
Bir baksa,yer gök benim olur,
Çık git aklımdan,istemiyorum düşünceni
Ah acıyor kalbimin her yeri
Sen daha bilmiyorsun tabii
Gel gör,bak aşk beni neyledi
Yalan yok seviyorum deliler gibi
Ufukta güneş batıyor aheste aheste
Cırcır böcekleri başlıyorlar bi besteye
Çiçek kokuları sarıyor vücudumuzu ahenkle
Yağmur altında raks ediyoruz birlikte
Bir yaz akşamı gibi sıcak ve ince.
Bu gece seni düşündüm,
Sanki diğer geceler düşünmemişim gibi.
Uzaktaydın yanımda olmanı düşündüm.
Yanımdaydın ama ben ellerini tutmayı düşündüm.
Tarlada tınaz savuran bir kız gördüm.
O tınazları savurdukça,rüzgârla birlikte onun altın sarısı saçları da savruluyordu
Bozkırda batmakta olan akşam güneşi çalışmaktan boncuk boncuk terlemiş yüzünü aydınlatıyordu
Yüzü,gözlerimi kamaştırdı.
Peki ya gözleri...
Zümrütten de yeşil..
Herkesin vardır şu hayattta bir derdi
İmparator bile uyuyamaz bazen geceleri
Dışardan sanarlar her şey onun istediği gibi
Ondan başkası bilmez özünde ne çektiğini
İşten güçten kaldırdım biraz başımı,
Baktım pencereden dışarı.
Doğa bana bir şey söylüyordu;
Dinledim biraz o lakırtıyı.
Bir kumru,doğacak yavrusu için yuva kurmakta,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!