Az sabahımız var,
Uzun yollar serilmiş
Kırmızı halılarca gönlüne,
Ucu bucağı görünmüyor.
Yâre hiç kavuşmamak...
Biliyor musun,
En çok da o acıtıyor.
Az zamanımız var,
Yollar yavaş da olsa biter.
Giden ömürden değil,
Hep aşktan gider.
Saçlarını öpüp koklarsam elbet,
Belki o gün,
O gün gözlerinin içinde
Gidebileceğim tek cennet biter.
Az kaldı...
Bana her şeyden az kaldı.
Kavuşmamıza,
Kavuşmak dediysem, yani uzaktan,
Dünya gözüyle görmeye tekrardan seni.
Biliyorum ki ona da az kaldı,
Ama anladım;
Yârda yarenlik yok.
Şimdi sen,
Vesikalık bir fotoğrafın
Arkasına yazılmış sevimli bir not,
Yanağımdan buharlaşan
Eski bir ruj kurususun.
Bunlar da bana bir garip hülyanın mirası.
Hem biliyor musun?
Daha hiç kavuşmadan sana,
Bana senden...
Senden bile az kaldı.
Nede olsa bize hep az kaldı
Kayıt Tarihi : 7.08.2026 23:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!