Biz Bu muyuz? Şiiri - Sezayi Tuğla

Sezayi Tuğla
1645

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Biz Bu muyuz?

Bir taşkın su gibiyiz, çıkarımız icabı,
Önümüze geleni yakar, yıkar, akarız.
Menfaat ön planda, terk ederiz hicabı,
Bize öğüt verecek dosttan çabuk bıkarız.

Doğruyu biz söyleriz, herkes yalancı zahir,
Kurnazlık konusunda üstümüze yok mahir,
Hesap günü yaklaştı, gelir zaman-ı ahir,
Biz, zeytinyağı gibi su yüzüne çıkarız.

İçimizde yoksa da, dürüstlük dilimizde,
Doğruluk kemer gibi, sarılı belimizde,
İpe götürmek veya almak da elimizde,
Karşı çıkan olursa, imiğini sıkarız.

Bizim için fark etmez, yetim, fakir ve dulmuş,
Aklımızla kazandık, kim yitirmiş, kim bulmuş,
Zavallıymış, garipmiş, dostu olmayan kulmuş,
Biz, bugüne bakarız, kazma kürek yıkarız.
(EKİM 2008)

Sezayi Tuğla
Kayıt Tarihi : 30.10.2012 16:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


SATILIK DOSTLAR Herkeste, hemen hemen hepimizde az çok “nalıncı keseri” eğilimi vardır. Birileri çıkıp “hayır, bende yok” derken bile, gene kendisini aynı kategorinin içine attığının farkında bile değildir haspam. İnsan, egoist duygularından arındırılarak yaratılmış bir mahlûk değildir. Bir melek de değildir insan. Ama bu duygularını kontrol altına alarak meleklerinde fevkine çıkma yolu açıktır insanoğluna. Bazılarımız biraz zayıf karakterli oluyoruz bazen. Hiç düşünmeden ve gözümüzü dahi kırpmadan telafisi oldukça zor olan veya mümkün olmayan eylemlerde bile bulunabiliyoruz fütursuzca. Gözümüzü ve gönlümüzü perdeleyen egoistçe arzu ve çıkarlar, çocukluğumuzdan beri yiyip içtiğimizin ayrı gitmediği can dostlarımızı bile bir silindir gibi ezip geçebilir bakarsın. Belki, menfaatlerin ön planda olduğu bir serabı andıran yalancı görünümler, görenleri yanıltabilir. Isı, ışık ve açı gibi etkenler ortadan kalktığında gerçek bencil duygular gün yüzüne fışkırır birdenbire. Dostların gönülleri sırça kâse gibidir. Oldukça nazik ve hoş bir yapıya sahiptir. Onu bir hatayla kırarsak, dünyanın en iyi yapıştırıcılarıyla dahi iz bırakmadan eski haline getirmemiz mümkün değildir. Muhatabımız, alçak gönüllü, insanların hata yapmaya meyyal yapıya sahip olduğunun bilincinde olan bir kadim dostsa, belki bu kırılganlığını geçici bir süre için gizleyip setredebilir. Dostumuzun bu erdemi bize aslında hatamızı düzeltmek için tanıdığı bir fırsat ve opsiyondur. Biz bu inceliği hâlâ görmezlikten geliyorsak pes doğrusu. İnsanların en seçilmişi Hz. Muhammed, hoşlanmadığımız kişileri zemmederken haddi aşmamamızı, gün gelip dostluğumuzun pekiştiğinde daha önceki söylediklerimizden pişmanlık duyabileceğimizi hatırlatırken, yine, dost olarak tanıdığımız can ciğer arkadaşlarımızı da haddinden fazla överek göklere çıkarmamamızı bizlere öğütlerken, zaman gelip, dostluğumuzun bozulduğunda, daha önceki söylediklerimizden pişman olabileceğimizi bizlere hatırlatıyor. Bu hususta bize orta yolu tavsiye ederek, itidalli olmamızı istiyor. Geçici dünyadaki, ufacık (büyük olsa da fark etmez) bir menfaat için ahretimizi de karartacak tavır ve davranışlardan kaçınalım. Dostlarımızı kırmayalım, satmayalım. Sonra etrafımızı çevreleyen kin, nefret ve ego duygularının oluşturduğu, kendimizi hapsettiğimiz yalnızlık kalesinin içine hiçbir gerçek dostumuzu almamız mümkün olmayabilir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Sezayi Tuğla