Bir tozlu hatıra Şiiri - Murat Acer

Murat Acer
86

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Bir tozlu hatıra

Eski bir albümün tozlu kapağında titreyen zaman
Siyah beyaz bir resmin köşesinde saklanan o yalan
Ne çok kış geçmiş ne çok rüzgar esmiş üzerimizden
Geriye sadece buruk bir tebessüm kalmış o günden

​Odanın köşesinde boynu bükük duran ahşap masa
Üzerine çöken sessizlik sanki sitemkar bir veda
Mürekkebi kurumuş bir kalemin son nefesinde adın
Söyle hangi diyarda kaldı o büyüleyen anların

​Bir sokak lambasının altında bekleyen gölgelerimiz
Şimdi uzak şehirlerde kaybolmuş yorgun izlerimiz
Radyoda çalan o eski şarkı hala aynı makamda
Fakat biz çoktan yenildik bu acımasız zamana

​Sandık lekesi gibi sinmiş içimize ayrılığın isi
Kulaklarımda çınlar durur o tatlı gülüşün sesi
Geceyi bölen isyanlarım anlatır yalnızlığımı
Kimse bilmez içimde kopan o fırtınaları

​Perdeleri çekilmiş pencerelerden sızan yorgun ışık
Aklım darmadağınık duygularım birbirine karışık
Bir zamanlar dünyayı sığdırdığımız o küçük oda
Şimdi yabancı bir yüz aynadaki gördüğüm bana

​Kurumuş bir gül yaprağı dökülür kitabın içinden
Bir sitem yükselir sanki o en masum gençliğimden
Kokusu uçup gitmiş rengi dönmüş sarıya kahveye
Değer miydi bilmem bunca senedir seni sevmeye

​Duvara asılı saat tıkır tıkır işlerken boşluğa
Ruhum sürükleniyor durmadan bu derin sarhoşluğa
Gidenlerin ardından bakakalan gözler mi suçlu
Yoksa her hatırayı bir mazi yapan zaman mı bilmiyorum

​Mektupların sararmış kağıtlarında silinen heceler
Seni benden çalıp götüren o simsiyah geceler
Yarım kalan bir hikayenin son satırıyız belki de
Bir umut kırıntısı arıyorum hala esen yellerde

​Çay bardağında soğuyan bir yudum umuttu bizimkisi
Yüreğimize çöken o zalim kaderin gölgesiydi
Ne sen dönebilirsin artık ne ben o yola sapabilirim
Sadece bu tozlu anılarla kendimi avutabilirim

​Bir sonbahar rüzgarıyla savrulan o kuru yapraklar
Sanki bizi anlatır o bomboş ıssız viran sokaklar
Adımızın yazılı olduğu o ağacın gövdesi bile
Şimdi sığınmış sessizce sitemkar bir sensizliğe

​Gözlerin gelir aklıma bir sis bulutunun ardından
Ayrılmak ne zormuş meğer bu gönül davavasından
Her köşe başında bir anın nöbet tutar gibi
Bu yangın sönmek bilmeyen gizli bir düşman gibi

​Bir tozlu hatıra şimdi koca bir ömrün özeti
Ödenmiyor ne yazık ki bu sevdanın diyeti
Aynalarda yabancı bir yüz bakar şimdi yüzüme
Sanki her şey bir masaldı uğratın işte hüsrana

​Sandıklara kilitlenmiş ipek mendiller gibi saklı
Kimseler diyemez bu yürek bu davada kim haklı
Zaman her şeyi temize çeker derler ya hani
Yalanmış meğer o sözler unutturmuyor hiçbir anı

​Şimdi bu son mısrayla kapansın eski defterler
Varsın bizi rüzgarların götürdüğü yere gömsünler
Bir tozlu hatıra olarak kalsın bu sevda burada
Belki bir gün buluşuruz o meçhul gerçek dünyada
Belki bir gün buluşuruz gidenlerin olmadığı o dünyada.

Murat Acer
Kayıt Tarihi : 21.05.2026 11:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!