Her şey bir gün bitmeye mahkumdur, biliyorum.
En keskin yaralar kabuk tutmaya, unutulmaya.
Derinler tarihin haritasız dehlizlerinde kaybolmaya mecbur.
İçimde zamanı kıskıvrak yakalayıp durduran
O tekinsiz, güvenilmez bir ürpertiyle!
Peki neden bugün korkuyorum?
Ben bir serçeciktim.
Parmak uçlarına konacak kadar masum.
Avuçlara sığmayacak kadar özgür.
Kelebeğin kanadı gibi dokunduğum her yerde dağıldım.
Neden bir serçeden kartal olması beklenir ki.
Ürkütüyorlar beni!
Gözlerini kapat!
Al bu aynayı, suyu dinle.
Hissediyorum,gülünce attığın her kahkahanda.
Dudak çizgilerinden uzanan bir ülke var...
Bir ışıkla süzülüveriyor, çekiliyorum içine...
Seni sevmiyorum ki ben,
Seni düşününce
göğsümde bir ağrı oluyor sadece.
...
Seni sevmiyorum ki ben,
Seni düşününce
Bir Rüya'ya
Bir gün karar vermiştim aniden,
Zaman bana kuvvet veriyordu.
Yürüdüm hafif esen meltemin üzerinden.
Çıkageldin...
Güneş benim pencereme uğramıyor artık;
sadece birileri gölge oyunlarını daha iyi sergileyebilsin diye ışığını ödünç veriyor.
Ve sahne 🤡
Her sabah büyük bir sadakatle gardırobuma gidiyor ve titizlikle dikilmiş o meşhur tasarım elbisemi üzerime geçiriyorum.
Gidişinle döndü dünyamın rengi,
Kayboldu içimin o eski ahengi.
Dilimde eriyen sözün mihengi
İçimi sızlatıp yakan da sensin.
Otobüs biletleri, yanlış duraklar,
İki kelimeyi bir araya ilikleyebilsem,
Neler yazacağım içimdeki o, susmayan yola.
Bazı dersler çok pahalıdır.
İnatçıysan hele, yoksulsan ve ısrarcıysan anlamamaya!
Geçmişini ceplerine taş gibi doldurup,
Yaşamını borç diye ödetirler sana.
Ben bir daha seni yazmam demiştim.
Biliyorum, kolay değil, sus.
Sarı saçlı oyuncak bebeğime sarılarak uyuyorum diye gülerler mi bana?
Ben tavana bakıyorum, tavan bana.
Bir şey konuştuğu da yok,
Eski yıllardan kalma televizyon gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!