Adın yankılanır semada kutsal bir davet gibi
Oysa sesin ruhu üşüten bir zemheri yeli
Tuğba dedikçe diller bir huzur umar gönül
Bilmezler ki bu isimde saklıdır binlerce hüzün gülü
Dalların göğe uzanır sanır seni her bakan
Oysa köklerin karanlıkta sinsice can yakan
Gölgen ferahlık değil dipsiz bir kuyu sanki
Sana sığınan herkes kaybetti elindeki her rengi
Bir maske takmışsın porselen kadar pürüzsüz
Lakin vicdanın ıssız merhametin dilsiz ve güçsüz
Gözlerinde parlayan ışık bir yıldızın feri değil
Gidenlerin ardından yakılan soğuk bir ağıtın izi bil
Yalanların bir sarmaşık gibi dolanır gerçeğe
Boyun eğdirirsin en dik duran çiçeğe
İyiliği bir kalkan yapıp vurduğun her darbe
Dönüşür ruhunda onarılmaz derin bir harbe
Bir zamanlar bahardın öyle sandı bu yürek
Meğer kışa hazırlıkmış sendeki her bir emek
Sözlerin baldan tatlı lakin sonu hep zehir
Akıp gitti ömrümüzden senin yüzünden koca bir nehir
Kırılan kalplerden ördüğün o yüksek tahtında
Mutlu musun ey kadın bu karanlık bahtında
Herkesi kendin gibi birer kukla sanırsın
Gün gelir kendi yalanlarının ateşinde yanırsın
Tuğba dedikleri o ağaç seninle kurudu
Çünkü bir kötü yürek her türlü güzelliği vurdu
Artık ne bir özlem kalır ne de sitem dolu bir söz
Senden geriye kalan sadece soğumuş bir avuç köz
İsimler insanı yüceltmez insan ismi yaşatır Eğer bir ruh kararmışsa en güzel isim bile o karanlığı aydınlatmaya yetmez ve hiçbir kahpelik gizli kalmaz
Murat AcerKayıt Tarihi : 10.05.2026 18:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!