Beş yüz yetmiş birde bir güneş doğdu,
O nurlu şafaklar zulmeti boğdu.
Âlemler can buldu feyizle, nurla,
Kâinat bezendi o gün sürurla.
Adı Muhammed’di, o can Ahmed’di,
Hakka boyun eğen ulu rahmetti.
Daha doğarken, o nurlu saat,
Döküldü dilinden: Ümmetim, ümmet…
Yetimlik hırkası giydi o sultan,
Öksüzlük acısı sarmıştı her yan.
Abdullah, Amine gitti ukbaya,
O gül gonca kaldı fani dünyaya.
Halime elinden sütünü içti,
Dertli çocukluğu sabırla geçti.
Dedesi, amcası kanat gerdiler,
O nurlu meb’usa gönül verdiler.
Kırk yaşına erdi o şanlı nebi,
Hira dağında başladı vahiyle işi
Peygamberlik tacı kondu başına,
Bakmadı dünyanın fani işine.
Allah birdir deyip haykırdı her an,
Putlar yere battı, sarsıldı cihan.
Cahiliyye devri son buldu o gün,
Müminler İslamla oldu güpegün.
Uğur der o nura hayrandır canım,
Yoluna fedadır her anım, günüm.
Şefaat kıl bize ey nurlu rehber,
Ümmetin seninle mahşerde güler.
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 19:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!