Gölgeni dahi özleyeceğim
Bir daha göremeyeceğim gölgeni
Değşetim gecenin karanlığını bastırıyor
Soruyorum kendime birden
Bir gün unutursam sesini
Bir daha duyamayacağım, sesini
Ben yaşıyorken
Soramadım
Sen rüyalarında söyle
Sol kaşın olmadan nasıl yaşarım?
Şimdi birkaç yıldız ışığıyız
Bulut uçlarında
Belli belirsiz gözüken
Yarın belki kayacağız
Bir daha göremeyeceksiniz bizi
Ama biz varız
Şimdi sensiz
Kavrulmuş toprak üstü alışkanlıklarımı
Hatirlatmiyor artık hayalin
Sen aramıza koyarken sıra dağları
Ufkun güneşe doyduğu o yaz arifesinde
Kıran gibi düştün
Belki de cennet
Bir sonuç değildir
Ölümle başlayan
Belki sonsuz da değildir
Ucu buçağı olmayan
Bekli sadece bir andadır
Şimdi
Ne tatlı bir rüzgar eser
Ne mavidir gökyüzü
Ne de pırıl pırldır denizin üstü
Artık serinlemez gündüzler
Ve ısınmaz geceler
Kavuşur muyuz
Doğduğum gün gibi
Öldüğümde de seninle ?
Susma anne .
Sen sebepsiz bir gülümsemesin
Elmacık kemiklerimde
Dudaklarının izi kaybolmadan yanaklarımdan
Uyumalıyım
Düşümde de sevmeliyim seni
Çünkü içime dert olur
Kırdı kalemi
Kağıda saçıldı
Tüm düş kırıklıklarım
İçimde bir yerde
Bir vagon homurdandı
Bavulu yere saçıldı
Günaydın,
Evrenimin dünyası
Günaydın,
Yaşam olan tek yeryüzüm
Günaydın,
Suyum, havam , ekmeğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!