II. ıslık
Zaman bizdik ve şarkılardı aslolan
Ağır ağır sallanan bir salıncak gıcırtısı
Çocuksu bir sevinçle hızlanan
İçinden şiir geçen ev yalnızlığındır
rüyaya dalma!
evindesin, eski evinde
sözle örtülü evde kısa yaz
ceplerinde şiir gezdirir
1.
aşka sahteliği sahteliği
şaire giydiren nefret
ağrı elbet ıslaktır ve her ölü
tersine büyüyecek hüzün içine
ektiği tohum yaraymış
çocukmuşum
göl birikmişim ovaya
çiçekler açtırmış annem ipeğe
babam gelmiş de
düşümde yaralı atlar
Baba bu kapı derin
Çilingir kilidi nasıl açsın
Eşikleri gitmeye kurulu
Sözler incinmiş ve aç
Baba bana bu kapıyı aç
ruhu içinden çıkartılmış gövdeydim
bir boşluğu doldururdum çoktan tükenmiş
kapıyı çalma sebebim kendimi arama gayretimdendi
buna ben bile inanabilirdim diyebilirdim
yoktum ben hakları gasp edilmiş bir melektim
Kül ve Veda
Derinine indiğim kuyu gülümü em
Çerçevenin tam ortasında yorgun bir atlı
onlar hep bir söküğü dikerdiler
kaç yıldır ayak burkulması bu şehir
tek tip elbiseleriyle kederleri bir
kindir bacalarından sızan
bir köy okulu yalnızlığı giderek
korktunuz
sofranız azalacak sanarak
Aramızda iki gün var
çivi sesleri, tül perdeler
kötü bir zırh gibi üzerimde
hain izleri zamanın
gelseniz şimdi
güzel bir uçuruma düşecek ayaklarım
mavi handa bir iplikçi var, bir de terzi
gül alır gömlek diker, gemi gelir gül söyler
içi lokumlu mendil ister çoklarımız ben aşk
yağmurdan evine sığınır şiir, kelebekler avluya
kelebekler yağmurda sapsarıdır saçları
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!