suya bağıştır kar
sürükelr buğuyu peşinden
herşey ona akar
diye zengin bir sofrayım
gökyüzü orgazmda, yeryüzü fakir
Onlar gelirdiler; cepleri dolu karamela
Sığınırlar koltukaltlarına annelerinin
Kapı zilleri, telefon sesleri susar
Susardı çocukluğun bahçesi
Küf tutmuş zaman bahçesi
varsa yoksa düşleriniz
ve bir masumiyet rengi gözlerinizden akan
eteklerinizden çözülen ipi tutturun
o r d a kalın
sizde aitlik duygusu var
taşınmaz malları gibi evlerin
Kurumuş ot rengidir kadınlar
Keskin gül izi soluk alışlarında
Mevsim yaprağını arıyor annem neden
Oda tozlu
Raflar dağınık
biraz tambur sesi lütfen
kalbim ağlayacak
ne olacak düş delisi
sıkı fıkı yağmurla
eskaza kırılsa
gitmekten başka
yalanı yoktur gidenin
sonsuz ve siyahtır
veda mektubu yazmak
durup durup çöl halini şeylerin
göğe bakma sularıyız
rüzgârlar arasında hüzzam
atlar kaldı artık eksik yazlardan
üşümüş ve alnı siyah
nalların çıkardığı iz
çimenlerde solmakta
çocukluğu uzun, aşkı kısa
içinde şehir ve sokaklar
odalar kadar yer tutar
kar yağardı emirgan'a ağlasa
aşk kırıkları keserdi yüreğini
ahşap çekmeceleri açsa
I.
Evlerin dağınıklığını toplamış sukunet
Evlerin dağınıklığını toplamış sukunet
İçimde hevese koşan bir çocuk var
elleriniz ferit bey
ellerinizi seviniz
topuklarınızla ezdiğiniz gül
fotoğrafta üzgün duruyor
sen azalıyorsun orada öyle
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!