Sustu artık diller, kesildi o son feryat
Bu vefasız dünyadan, oldu ruhlar azat.
Ne dünyada bir yeri kaldı, ne göğe ulaşdı.
Arada gizli bir perde, ruhu sessizce sardı.
Toprak çekilir üstüne, kesilir bütün sesler.
Tükenir dünya denilen o sayılı nefesler.
Karanlık bir gecede tek başınadır o yolcu.
Amelidir yanında duran, ne sağcı ne solcu.
Münker ile Nekir gelir, hemen sorar suali.
Orada yalnız ameller verir gerçek cevabı.
İman sağlam ise, kabir olur cennet bahçesi.
Değilse nefsin elinde, bitmez gönül sancısı.
Güneşin doğuşu başka, batışı bir başkadır.
Berzah’ta her bekleyiş, aslında büyük aşktır.
Zaman hükmünü yitirir, ne gündüzdür ne gece.
Sükût bile secde eder o sonsuz bilmecede.
Ne mal kalır ne mülk, ne evlat ne de hanedan,
Bir kefendir götürdüğün şu koca imtihandan.
Dostların elini çeker, yalnız kalır bedenler,
Geri dönmek istese de, dönmez bir kez gidenler.
O virane kapıdan süzülür ince bir nur,
İnanan gönüller için orada vardır huzur.
Pencereler açılır ötelerden öteye,
Hasretle bakılır o gün asıl büyük tepeye.
Dünyanın süsünden geç, bu bir rüya, bir tabir,
Hakikat denizine dal, budur hükm-ü takdir.
O gün ki İsrafil’in sesi, duyulur her yanda,
Dirilir bütün ruhlar, o en büyük meydanda.
Mahşer günü gelene dek sürer bu gizli mola,
Kimi çiçekler içinde, kimi düşer zor yola.
Asıl vuslat yakındır, bitince bu bekleyiş,
Ahiret sonsuz bir hayat, dünya ise bir geçiş.
Toprağın altını sanma ki; bir derin sessizlik
Kimine bayram yeri, kimine büyük kimsesizlik
Berzah bir uyanıştır, bitince fani uykun,
Rabbine varan yolda, başlar asıl yolculuğun.
Poyrazcan...
Poyraz CanKayıt Tarihi : 28.05.2026 18:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!