Dağların tepesi dumanlı olur
Hayatı yaşayan çözer be saki
Kulağın küpesi nasihat olur
Nasihat, kanatıp çizer be saki
Adını dost koyar öyle seversin
sen içinden dışına, matemin akışına teslim olmuş kalbinle
camdan dışarı bakıp, gördüğün her ışığa umutla sarılırken
ben, dışından içine tarifsiz kederine biçare b/akıyordum! …
“gece sessizliğinde ürküp titreme diye… hislerimin ucuna basarak geliyordum”
mabedimdir dediğin mahremini tek bilen ışıkları kapanmış
duvarı hüzün rengi sana sırdaş odana…
Yine yaklaştı gece karanlığa bürünüp
Yokluğunu odama bir kez daha taşıdı
Üşüyorum her gece sensizlikle sürünüp
Taşların soğuğunu tenim yine yaşadı.
Gelip sensiz kalmayı içlerine bakıp da
Gördüğüm her güzelde seni arar gözlerim
Aldığım her nefeste seni anar şu kalbim
Adın heceler kalbim, senle her atışında
Seni anar durmadan gönül her yanışında
İsmindeki güzellik bil ki; içimde saklı
Hem susadığımsın, hem sus/a/madığım
Demiştim, iç sesimle
Susadığımı sanıp, abı hayat uzatıp
İkram ettin bir şişe
Vefa çöken kalenin ayakta son sur’uydu
Son sur’u çökerttiler sancağı defnettiler
Akıllarda muamma bulunmadık soruydu
Çöküşü bile bile nedense fethettiler
Soruyu çözemezsem boşa gelmişim derim
Kadının adı var...
Gözseli tufanının ardından tanımıştım sende gizli yüreği
belkide hayatının en güzel çağlarında
çağlıyordu gözünden bitimsiz damlaların
Halbuki; Rabbim sana ağla diye vermedi dünyaya hep kiracı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!