Bende Kalan Gerçek
Dürüstlüğüme kefil olurum,
Ama herkesin taşıyamayacağı bir ağırlıktır bu.
Çünkü ben doğruyu söylerken
Kimseyi incitmemeye değil,
Kendimi eğip bükmemeye söz verdim.
Öfkeme kefil olamam,
Orada ben bile kendime yabancı olurum bazen.
Ama bil ki,
İçimde biriken her şey
Sessizliğimden doğmuştur önce.
Sevgimle beni küçültmeye kalkarsan,
Elinde kalan şey aşk değil,
Kırılmış bir aynanın yüzüdür.
Çünkü ben sevilmeyi eksilerek değil,
Tam kalmakla öğrenirim.
Hiç kimse olmayı öğretirim sana,
Ama bu bir intikam değil;
Bir gerçeğin soğuk öğretisidir.
Gidenin ardından değil,
Değer bilmeyenin yanında
Nasıl silindiğini anlarsın.
Ben en nankör halimle bile
Kendimi savunmam bazen…
Çünkü bazı insanlar sustukça büyür,
konuştukça eksilir.
Ve ben artık
Eksilerek büyüyen hiçbir hikâyede
Başrol değilim.
Ama şunu da öğrendim;
En çok kırıldığım yerler, en çok sustuğum yerlerdi.
Bir insanın gidişi bazen kapıdan olmaz,
Cümlelerin içinden yavaş yavaş çekilir.
Sen fark etmezsin bile…
Ama bir bakarsın,
Aynı kelimeler artık sana ait değildir.
Ben en çok,
Anlatırken anlaşılmamaktan yoruldum.
Çünkü bazı insanlar dinlemez,
Sadece kendi yankısını duymak ister.
Ve ben…
Yankı olmaktan çıktığım gün sessizliği seçtim.
Sana değil,
Kendime dönmek için.
Çünkü bazı vedalar söylenmez, içte büyür,
Sonra insanın karakteri olur.
Benimkisi de biraz öyle:
Artık kimseye kendimi ispat etmiyorum.
Ne sevgimi,ne sabrımı,
Ne de kalbimin ağırlığını.
Çünkü anladım artık
Herkes kaldığı yerden değil, anladığı yerden gider.
Ve sen…
Beni en çok,
Anlaşılmamış bir hikâye gibi bıraktın.
Öylece dımdızlak bıraktın ortada.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 12:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!