Belki bin yaşındayım.
Kalbim etten bir duvarda, belki bin yıldır esaret altındayım. Keyifsizim çoğu zaman olduğu gibi,
özgürlük benim için çok uzak bir rüya.
Benim rüyalarımda bin yaşında.
Düş bahçesinde solmayan bir gül gibiyim,
Defalarca koparılmış ezilen ayaklar altında...
Kokusu sinmiş dört duvar bir tabuta,
Bin yıldır içindeyim betondan toprağın altında.
Ruhum derin bir uçurumun ortasında asılı kalmış, ayaklarımda prangalar, zincirlerim pas içinde.
Ölüm bile unutmuş beni, bin yıldır buradayım.
Parlak kaplı, pahalı romanlarda yazmaz,
Eski püskü yarım kalmış sayfalardan toplama benim hayatım.
Hikayesi çoktan bitmiş, ısrarla devam eden son
cümlede ki konulmamış noktayım.
Ben belki bin yaşındayım…
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 00:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!