Ne umudum vardı hayata dair,
Ne arzum kalmıştı aşktan yana,
Tam sıfırlamıştım hayatı,
Tek düze işte bildiğin gibi,
İşe git, eve gel, döngüsü,
Cılkı çıkmıştı sevdaların,
Boşuna zorlama kendini,
Bulamazsın yitirdiğin sevgilini,
Her güzel endamda onu arama,
Hepsinde gizli bir hazine var amma,
Senin istediğin yok öbür yarın,
Onun için kimseye bağlanamadın,
Yüreğimin bir yerlerinde
Hep sen vardın.
Unuttum dediğim anlarda bile
Senden bir iz çıkardı karşıma
Çaresiz kanardı derinlerde bir yara.
Mesafeler telefon uzaklığındaydı
Dedemi hayal meyal hatırlıyorum,
Daha çok annemin anlattıklarından,
Duvardaki o haşmetli fotoğrafından,
Sözü dinlenen, aşiretleri barıştıran,
Asil atlarla dost olan,
Tepeden tırnağa titiz, içi dışı lekesiz,
Nedenini bilmiyordum zaten öyle mantıklı bir açıklama da bekleme.
Esir etmiştim zevki, hazzın en can alıcısını hatta acıyı bile
sesine, yüzüne, bir bakışına hapsetmiştim kendim olan ne varsa işte
her şey sen, sen bendim zannımca.
Anladım ki bu akıntıya doğru acemi bir yüzücünün
boşa çabalarıydı, dalga atıkça, o inatla pes etmeden uğraşsa da
En sadık dostum diyorsun,
Ayrılamam, içip, içip ağlarken,
En zor anlarımda, sarıldım onlara,
Kederlendim içtim, doldurdum kadehi,
Bir daha, bir daha tükettiler beni,
En sarhoş anımda bile unutamadım,
Bilsen nasıl varlıklıyım o günden beri
Kanatlansa uçamazdı gönül böylesi
Uzaktan baktım yâre çöllerim göle döndü
Kâinat, bir bakışıyla içimde güle döndü.
Bu ne hayranlık, nede bir tutku değil
Yine bitti başlamadan,
Sevda ile yoğrulmadan,
Tahammülüm yok ki, inan,
Boş bakışa, aldanışa.
Ben gibi derinden seven,
Ay ve yıldızlar, nazlı yar muhteşem,
Senin aşkınla muhteşem her gecem,
Coştum da sevginle ondandır neşem,
Gecem, gündüzüm sensin tek düşüncem.
Kızıl şarabın, tadı damağımda,
Bir hayalet O karşında gördüğün,
Sevdan için değer her gün öldüğün.
Gerçek gibi dolaşan, yiyip, içen,
Uykusuz gecelerde keder biçen,
Bekler ki hep geçsin zaman,
Atlayarak yaşamadan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!