En saf ifadesini bulmak için insanların yüzlerindeki,
Deliler gibi ararcasına bakıyorum bakıyorum gözlerine.
Hem de köşe bucak.
Yürüyorum çıplak ayaklarım gibi çıplak yüreğim.
Belki bulurum diye bir dağın zirvesinde.
Çıkıyorum çıkıyorum kalmasada dermanım dizlerimde.
Azalıyoruz tek tek, hani belki farkında değilsindir pek.
Nereye kadar böyle hep yokluk,
diyorlar ki yetin,
Tükeniyor nesli onurun ve haysiyetin.
Eriyor hürriyetin.
Yaşayan ölülere dönüyoruz gün gün eriyip giderek.
Bazı durumlar zordur, mesela iş yerinde ağrırken ensen, omuzların,
Zordur çekmek ağız kokusunu, onca dalkavuk domuzların.
Dolusu bir ahır.
İş ağır.
Birde çıkarırlar mı hır!
Yahu hâlâ mı güllü, bülbüllü şiirler,
Bıraktınızmı ki bir yerlerde bir gül bahçesi?
Hani nerede?
Gören var mı pembe panjurlu bir ev?
Kaldı mı bu devler ülkesinde bir dev?
Mevsim yaz, küçüğüm.
Şişirmişim kafasını bisiklet diye diye.
Oğlum dedi babam, bak biz bugün varız yarın yoğuz, yaşım henüz dokuz.
Sana bırakacağım ne katım var ne de yatım.
Dedi ki al sana hediye, haydi gitte sanayiye,
Gitte neymiş öğren zorluğunu şu hayatın.
Bugün de çalıştım yine deliler gibi, oldum pert.
Bakımsız bir makina, harıl harıl harıl, paslı ve siyah!
Savaşırcasına göğüs göğüse cephede, varlıksızlar için her yer cephedir.
Sevişircesine öyle korkak ve gönülsüz.
Yedim küfür,
Yedim tokat,
Ben evin ezilen çocuğuyum.
Diğerleri ağlarlar en ufak bir haksızlıkta.
Hemececik iner gözyaşından da kalabalık eller, boğum boğum.
Hiç hoşlamıyorum o kalabalıktan.
Akar da akar sokaklarından seller.
Bense tutuyorum zar zor,
Bu şiir son şiir olabilir defterimdeki.
Son çırpınışları olabilir kağıttaki renkleri bu kalemin.
Cebimde kalan son sözlerim olabilir bu.
Kafam bir arı kovanı ve içinde sanki bir an önce bal yapmaya çalışır gibi çırpınarak dönüp duruyor düşünceler.
O kadar büyüyorlarki beynimin içinde, sürtüne sürtüne, yola yırta çıkıp, kanlı et parçacıkları gibi dökülüyorlar dudaklarımdan.
Kuru bir yaprağım ben,
Yazık ediyorsun yazık , yazma kağıda.
Yüzme derisini şiir şiir diye diye.
Canını acıtıyorsun güzelim sözcüklerin.
Sırf yazmak için dizme sıraya.
Yazamıyorsan yazma.
Gün gelecek paklanacak bu ruh, bu hafif beden iyice hafifleyecek bir gün.
Kuş gibi hafifleyecek, göreceksin..
Zaten öyle müjdelenmedi mi bize gülüm, hem öyle değil midir fakirler?
Yüzümden, gözümden bak
Göreceksin akacak sicim gibi kirler.
Öyle değil midir fakirler?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!