Dost bildiğin yılan çayan
Ay geçer günleri sayan
Bir gün olur sende duyan
Dayan be yüreğim dayan
Ne kızarsın ne susarsın
Saçlar darıma dağınık yüzlerimde ak
Bu neden kanıyor yaran dedin mi?
Yirmi üç bin günden bir gün çalarak
Dur gitme benle kal biran dedin mi?
Bir bak şu zamana gelip geçecek
DEĞİLİM
Dinleyin hacılar beyler hocalar
Güneşin gözyaşı piri değilim
Severim güzeli yaşarım amma
Onursuz edepsiz biri değilim
Çobanyıldızı’na benzer ahvalin
Bir yanıp sönüyor cıngıllı baba
Dün ne hâlda idin bugün ne halin
Dolaşıp yürüyor cıngıllı baba
Hoş sohbet lisanı hoş gönül tası
Ruh bile bedenden geçip gidecek
Sen geçip gitmişsin çok mudur sanki
Aşkın yüreğimde yanıp tütecek
Sen yanıp tütmüşsün çok mudur sanki
Ben derde ne derde alışmadım ki
Beyhude gezipte boşa dolaşma
Sel gibi çağlayıp akasım gelir
Körmüsün topal mı gel de sataşma
Vallahi bu işe çok hasım gelir
Söz söyleyip durdum sözden almadın
Bir zamana uyduk karma karışık
Nihayet beklenen gün yaklaşıyor
Kim kime darılmış kimler barışık
Dertliler söyleyip vedalaşıyor
Gözlerimde nem var dillerim suskun
Dostlara düşmanca pusu kurmuşsun
Mert değil sözlerin çıkar Yalancı
Her gelip geçenden beni sormuşsun
Güvenmem dostluğun yakar Yalancı
Görünmez yolların sarp kaya nehir
Ne insanlar tanırım gövdesi yok başı yok
Ne insanlar tanırım gözü var kulağı yok
Ey; kalbimin hür sesi, gönlümün hür bestesi
Bir sen anlarsın beni bir sana yalvarırım
YAMALI BOHÇA
Bir tarafi sökulmüş bir taraf dikis tutmaz
Yikilip devrilsede kör nefisli külyutmaz
Maziler canlandıkça gözyasları uyutmaz
Seni gidi yamali yarali bohça seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!