Yol almış gidiyor dümensiz gemi
Yersiz yere davetinden usandım
Eksilmez garibin gözyaşı nemi
Denli densiz zahmetinden usandım
Kimi muhannettir cana yol çeker
Yârab ne suçum var günahım nedir
Çektiğim dert sızı yetmez mi daha
Emir ver kuluna ölümü getir
Bu sevda bu tenden gitmez mi daha
Almadım ne günden ne gülden bir tat
Gönlümü avutup söktün gündemi
Yaptığın bu hata bende öyle mi?
Aşkın bedenin de yoksa tende mi?
Sor Allah aşkına vicdanına sor
Kimseye derdimi anlatamadım
Bir güzeli gördüm dert otağında
Fırtına içinde kar kışı gibi
Toplanmış gülleri al yanağında
Beni var kudretin nakış’ı gibi
Öyle bir endam var öyle bir boy var
YİĞİTLERİN HARMAN OLDUĞU YER BURA
İç Anadolu’nun bağrından çıkan
Kırmızı-beyazlı renkleri alkan
Sivas Spor için olurum kalkan
Yiğitlerin harman olduğu yer bura
YIKILDIĞIM AN
Oysa ne hayalle sevmiştim seni
Bari avutmadan sevmedim desen
Yaktığın çırayla kül ettin beni
Eline kına yak yakabilirsen
Göğsünü gökyüzüne açmış gibisin bugün
İçim içime sığmaz yıkılıp devrilirim
Bir eser bırakıp git vur dizine çal dövün
Belki yanıp yakarsın belki ben sevilirim
Geçit vermese dağlar vermezdi koç yiğide
Bir baktım Sivas'ın eski haline
Kerpiçten yapı yok evler yıkılmış
Atam yurdu dönmüş viran haneye
Yaşlı ninem gitmiş beyler yıkılmış
Issız kalmış bağda bahçe otağım
Bir değil bin Lanet olsun bu güne
Sevmeden bitecek yıllar yıkılsın
Her karış köşeden her zanlı üne
Yol olup gidecek yollar yıkılsın
Ne zaman bitecek bu çınlatan ses




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!