Ömür denilen bu şey bir gün gelip bitecek
Bir açıp yeşerecek göğsünde açan çiçek
Üzülürüm, korkarım, titrerim her nedense
Çünkü bu günüm sensiz yine sensiz geçecek
Güneş gibi yaksan da hem içten hemi dıştan
Sim siyah saçlarıma çöken kış boran karsın
Varsın tüm benliğimi tüm alev, alev sarsın
Bin bir renge boyanmış kalbimdeki saraysın
Hiç bir şeyin bu kadar bir anlamı yok artık
Kaybolsun umutlarım geçerse hepsi geçsin
YOKLUĞUN ÖYLE ZOR Kİ
Alışmak imkansız alışamam ki
Geçti Nevbahar’ım bitti Sivas’ta
Ecelle dost olup barışamam ki
Sen gittin gideli yastayım yasta
Usandım yoruldum hep yaza, yaza
Karanlık gün olmaz yolumuz bizim
Sözlerim dillerden döküldü saza
Nerde kalır bilmem sonumuz bizim
Karıştım gün güne toz ve dumana
Felek ne hallere düşürdün beni
Geçtim günden güne candan yoruldum
Deli poyraz ile dön derdin beni
Bıktım ben usandım candan yoruldum
Ben kendi halimde sürerdim sefa
YÜCE HAK
Gözüm nuru Bekir Alim’i gardaş
Âlimlere eş eylesin Yüce Hak
Her sözü saklayan ne güzel sırdaş
İnsanlığa baş eylesin Yüce Hak
Geldi geçti şu ömrümün harmanı
Hiç bir işe yaramadın zalim yar
Yıktın gönlümdeki köşkü sarayı
Bir arayıp soramadın zalim yar
Bin bir umut bir zahmetle çalıştım
Bu nasıl bir zaman bu ne nedamet
Eriyip tükendim zaman İçinde
Çok değil bu gidiş bir can emanet
Hep boyun bükerdim aman İçinde
Kaynayıp kazanda kaynayıp doldum
Hasretin narına döndü hevesim
Bırakıp gitmenin zamanımıydı
Hep birden dönüyor gün saat mevsim
Böyle naz etmenin zamanımıydı
Dilimde nameler ruhumu sardı
Yıllar su gibi akar, bakarsın geri gelmez
Umutlar yeşermişken çağla ak zaman, zaman
Haktan gelen kudretin kim kıymetini bilmez
Unutma geçmişini sor’ da bak zaman, zaman
Kim vardı senden önce kimler yaşadı bur da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!