Beyhude gezipte boşa dolaşma
Sel gibi çağlayıp akasım gelir
Körmüsün topal mı gel de sataşma
Vallahi bu işe çok hasım gelir
Söz söyleyip durdum sözden almadın
Bir zamana uyduk karma karışık
Nihayet beklenen gün yaklaşıyor
Kim kime darılmış kimler barışık
Dertliler söyleyip vedalaşıyor
Gözlerimde nem var dillerim suskun
Dostlara düşmanca pusu kurmuşsun
Mert değil sözlerin çıkar Yalancı
Her gelip geçenden beni sormuşsun
Güvenmem dostluğun yakar Yalancı
Görünmez yolların sarp kaya nehir
Ne insanlar tanırım gövdesi yok başı yok
Ne insanlar tanırım gözü var kulağı yok
Ey; kalbimin hür sesi, gönlümün hür bestesi
Bir sen anlarsın beni bir sana yalvarırım
YAMALI BOHÇA
Bir tarafi sökulmüş bir taraf dikis tutmaz
Yikilip devrilsede kör nefisli külyutmaz
Maziler canlandıkça gözyasları uyutmaz
Seni gidi yamali yarali bohça seni
Hüzün var içimde matemliyim ben
Of çekip derinden yanarım bugün
İnsan kısım, kısım dert başka derken
Sevdiğim can dostu anarım bugün
Dayanmaz yürekler taş olsa eğer
Bir güzeli gördüm dert otağında
Fırtına içinde kar kışı gibi
Toplanmış gülleri al yanağında
Beni var kudretin nakış’ı gibi
Öyle bir endam var öyle bir boy var
Dert çekmeye gücüm yoktur
Halım yaralı, yaralı
Çare olmaz tabip doktur
Kolum yaralı, yaralı
Çektiğim cevri cefayla
Sevgini sevgime kattım zevk ile
Ne yapıp ettiysem yaranamadım
Bir türkü tutturdum bir ahenk ile
Geç mi kaldım da tez davranamadım
Kurumuş yüzünden çekilmiş suyu
Dinleyin ahbaplar dostlar dinleyin
Yalancı dolancı yan yana düştü
Ben derdimi yazım bilin bilmeyin
Vay benim şansıma can bana düştü
Kimi üçkâğıtçı kimi sahtekâr




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!