Demin bir filozof gördüm!
Şehadet parmağı ile orta parmağının arasında,
Henüz dumanı tüten bir sigara...
Yüzünde derin bir hüzün,
Sanki ondan teselli bekler gibiydi.
Bir kahkaha, bir kahkaha ki,
Bizim buralarda çocuklar büyümez;
Vakit erken kesilir takvimden.
Dirilirler otuz üç yaşında gençler,
Cennet bahçelerinde…
Ne seremcam idi, geldik, geçtik gamından.
Nice dostlar, anne, baba, kardeşler edindik taâmından,
Eşler, evlatlar, süslü ziyneti idi,
Kalmadı akrabalık aile bağından,
beden alınınca ruhumdan.
Yalnız yaratılmış bir ruh,
Bir mimarın bir harabeye dokunuşu gibiydin…
Sanki elin değdiği yer kaderime yazı yazıyordu.
Yıkıntılarımın arasına rahmet gibi indin,
çatlaklarıma nur serperek imar etmeye başladın beni.
Harabemi imar ederken,
İnsandır, gelip geçer, sen insanlığını hatırla!
Kuş ölür, sen uçuşunu hatırla!
Hayattır, gelir geçer, sen güzel anları hatırla,
Bir gülüş kalır bazen, bir sıcak bakış, bir “merhaba”.
Gün olur yükün ağırlaşır, dizlerin titrer,
Kim Derdi.!!!
Kim derdi şafağın sökeceği Ufukta güneş batacak.!!
Aşkın, Sevgi'nin beşiği kalp kin nefret dolacak!
Ana,,, kuzusunu boğacak,
Ar, Namus, şeref İmanda değil dilde aranacak.
Eminlere güven kalmayacak,
Belki bir gün anılarda hatırlanırız,
Bir eski fotoğrafın kenarında, solgun bir tebessüm gibi…
“Ah babam olsaydı” diyen iç çekişlerden geçeriz,
Geç kalmış pişmanlıkların gölgesinde.
Kim bilir…
Belki bir dua oluruz, bir Fatiha’nın sükûtunda,
Ses etme konuşsun kin dar,
Döksün eteğinde ki taşları,
Yüreği soğusun, azar, azar,
Vicdan sesinin çığlığı uyandırsın.
Uyandırsın da,
Bahar gelecek, kış kudursun dursun,!
Zamanın içindeki mevt varsın ölüm olsun,
Zamansız aleme varınca,! Ömürde aksın, ölümde.!
Aşk mekansız bir histir.!
Bazen bir çift Gözde belirir,
Bazen canından kopmuş bir canın yüzünde,!
Bazen, El HAKK’ın hulkiyetinde
Bazen uçsuz bucaksız alemlerde,
Bazen bir kelebeğin kanatlarında can bulur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!