Seni sensedim,
sessiz sedasız,
sen'siz, seninle sabahlara kadar,
Sessiz, sessiz.
Taa ki, ezanlar, Sema'ya sedalanıncaya, dein.
Velhasıl huzur'a kabûl ile davete icâbet ettim,
Sahuru beklerken gece karanlığında,
Dalgalar vuruyor ruhumun huzur yerinden,
Alem mevt halinde, Köpekler vazifelerinde,
Cırcır Böceği cırtlıyor dalgalarla ahenk içinde.
Ya Hayy örtmüş alemi, Ya Kayyuma devr halinde.
Nurumu Nurlandıran aşk cevherim dirilmiş içerimde.
Bayram dediğin nedir?
Hiç anlamış değilim…
Oruç tutarsın;
Şeksiz, hesapsız bir ecr midir bu?
Ya da kurban edersin hayvanı,
Kesmekle kurtuluş mu olur?
Kelimeler kifayetsiz.
Üzüntüler yetersiz.
Ağlamak gülünç duruma düşüyor, Adıyaman sokaklarında..!
Başımı yastığa koyunca yine uyuyorum,
Hiç endişe etmedim bu defa,
Seni kaybetme korkusu olmadı bende,
Mesela hiç hırçınlaşmadım.
Sen gidiyorum deyince,
Aramızda denizler olurdu,
Mi‘râc-ı Dîvâne
Âh yâ Rab, sana meftûn bu dil-i dîvâne,
Nâr-ı aşkınla yanar, düşmüşem efgâne.
Kelâmın şem‘ine pervâne olup erdim,
Harîm-i sırrında mest ü hayrâne.
Mi‘râcı terk eyledim, cennet nedir ey Şâh?
Hüsnü, cemalinde doğmuş,
Nuru kalbime vurmuş,
Emel olmuş, fikrime,
neçe'sin, ay balam.
Canı sağolsun, yağmayan yağmurun,
Kuruyan bitkilerin,
Akmayan çeşmenin,
Yanımda olmayan herşeyin herkesin,
Birgün bende olmayacağım!
Yağmadığınız, akmadığınız, gelmediğiniz yerde.
Ellerini tutunca
Sarıyor hafakanlar yüreğimi;
Yüzün, gözlerin,
Ab-ı hayattan binlerce yudum gibi ferahlık veriyor.
Bir dokunuşun,
Başka âlemlere salıyor beni.
Gün gelir ölüm de gelir başa,
İntikam ise Âllah'ın c.c
Kader ise Âllah'ın c.c
Taktir ise Âllah'ın c.c
Ne ahmaktır kul, yüreğini soğutur hasmın mevti ile,
Avutur kendini oturduğu mevki ile,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!