Kolkola dolaştık dert ve kederle
Her gece örterdik saklardık onu
İşimiz olmazdı gelir-giderle
Kalmışsa aklayıp paklardık onu.
Korkular ses verir çığlık çığlığa
Hayatın taşlı yollarında günler;
Birbirlerini kovalarken,
Gözler nedense hep uzaklara dalardı.
Ömre dokunan tehlikeler ise;
Hiç dertsiz kul mu var ah çekmeyen ah
Şu dünya ebedi olmaz ki canım
Akşamı gelmeyen var mı ki sabah
Tesadüf o anı bulmaz ki canım.
Gelirken dünyaya ağlayıp geldik
Ne kadar derdim var bir hesap ettim
Sandım ki ta göğü doldurdu gitti.
Dertliyle derdimi muhatap ettim
Gönlümün yüzünü soldurdu gitti
İnsanî semayı görmüştüm yerden
Geriye dönüşü olmayan nehir
Zaman mı vakit mi müddet mi denir
Kenarda köşede etmeden tehir
Çarparak geçerse hiddet mi denir
Akıyla karayı toplayıp korur
Kapalı havanın sağnaksız günü
Hicranla ıslandı kup-kuru yollar
Sevdanın açlıkla bitmez öğünü
Sarmayı bekleyen dermansız kollar.
Soğuktan kaçarken koynuna düşmüş
Kıymeti bilinmez hayatın ömrün
Boş işle meşgule katılıp gitmiş
Hakikat bahrinden mukaddes emrin
İçinden dışına itilip gitmiş.
Boşuna savrulan her nefes için
Bülbülün sözüne kulak ver hele
Gönlüne ilişen sırrı anlatır
Aşk ile sevdayı söylerken güle
Kalbine doluşan sırrı anlatır
Hüzünlü bir nağme akar dilinden
Bu dünya eğlence yeri değil ki
Ne için gelmişsin düşün bir kere?
Sadece et-kemik deri değil ki
Nasıl bir ten buldun düşün bir kere?
Küçük bir irade verilmiş akla
Yüreğim yâre doğru nehir olup çağladı
Harabe etti sanki sağı solu dökülen
Önüme bakıp geçtim gözüm yere ağladı
Mezar taşı yapılmış başucuma dikilen
Vursan tutar mı sıva kerpiç duvar üstüne




-
Abdulkadir Demirçelik
-
Ömer Duru
-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarÜstadım kaleminize, gönlünüze sağlık.
Sizi okumakta zevk alıyorum
Sağ olun
Var olun
* Saygıdeğer büyüğüm Bedri Tahir Adaklı üstâdımıza aşağıdaki şiirimi antolojide seven tüm dost ve arkadaşları adına ithaf etmekten mutluluk duyarım. *
Saygıdeğer Büyüğüm BEDRİ TAHİR ADAKLI
Dostluğu mutlu eden,mütehassis insandır
Onun hep kullandığı çok tatlı bir lisandır
Önceden ...