Bedri Karaarslan Şiirleri - Şair Bedri K ...

Bedri Karaarslan

Sevgili Kızım,
Birlikte çıktığınız bu yolda çok mutlu olun . Bilin ki mutluluk huzurla mümkündür.
Birbirinizin huzurunu kaçırmayın. İçinizdeki huzuru yedekleyin. Etrafınızdaki huzur azaldığında içinizdeki yedeği çevrenize serpin.

Sevgili kızım
Mutluluğun en güçlü kaynağı sevgidir. Sevgi tek taraflı olursa eksiktir. Bu yüzden sevgiyi hep karşıdan bekleme sen de sevgini göstermekten çekinme.

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Nasıl bir gençlik yetiştirmek istiyoruz?Bu konuda yeterince net miyiz? Toplumdaki değişik kesimlerin kriterleri veya idealleri birbirine yakın mı?Peki ülke gençleri ve dünya gençleri yeterince tahlil ediliyor mu?Anketler analizler yapılıyor mu?Tüm bunlar sağlıklı bir planlamaya dönüşüyor mu? Sorduğum hiçbir sorunun cevabı tatmin edici bir 'evet' değil bence...

Bu ülkede dindar bir gençlik yetiştirme ideali var.Vatansever bir gençlik ideali de var,sorumluluk ve vefa duygusuna sahip bir gençlik isteyen de var;Geleneklerine,örfüne,tarihine bağlı milliyetçi bir gençlik isteyen de..Sorgulayan,insanı merkeze alan,evrensel düşünen,dayatmacılığa karşı yaratıcı insan yetiştirme hayali de var.Peki bütün bu istek ve idealler ,ülke ve dünya gerçekleri esas alınarak bir süzgeçten geçirilebilmiş mi? 'Hayır' . Analizler yapılıp bunun ışığında 50-100 yıllık eğitim projeleri siyaset üstü bir özen gösterilerek hazırlanabilmiş mi? 'Hayır'.

Ortaöğretim kurumlarımıza bakıyorum da hiç bir uygulama tarafsız bir harmandan oluşan ideal bir gençlik yetiştirme amacında görünmüyor.

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Buraya geldiğim ilk günden beri Karadeniz'in çilekeş kadınları dikkatimi çekiyor,Göz önünde olan ve hep çalışan kadınlar...Sabahın köründe ben okula giderken ağaç diplerini çapalayan kadınlar,Kasım ve aralık ayı boyunca sırtlarında odun çeken kadınlar...Çocuk bakan, ev süpüren yemek yapan kadınlar..Bir sırığın iki ucuna taktıkları kovalarla sokak çeşmelerinden su çeken kadınlar.yaz boyunca fındık tarlalarında fındık toplayan kadınlar. ''Sonbaharda Beldenizdeki Kış Hazılıkları.'' başlıklı kompozisyon çalışmasında çocukların neredeyse yarısının yazısında 'ODUNLAR KATIRLAR,KADINLAR VE ARABALARA TAŞITILIR.'ifadesinden anlaşıldığı kadarıyla çocukların gözünde bile bir yük hayvanı gibi görülen kadınlar...

Biraz da erkek cephesine bakmak lazım.Erkekler ne yapıyorlar derseniz: Nahiye merkezine inip akşama kadar kağıt oyunları oynuyorlar. Meyhanede içki içip eve yarı sarhoş geliyorlar.yemekleri beğenmeyip ya da başka bahanelerle eşlerini dövebiliyorlar mesela... Çocuklarını da tedirgin ettikten sonra sızıp kalıyorlar. Bu rutin hep böyle sürüp gidiyor.Bütün erkekler böyle değil tabi ki.Ama çoğu erkek çoğu zaman böyle bir görüntü veriyor.

İşin ilginç tarafı kadınların da bu yaşamı kabullenmiş olması...Hem o kadar kabullenmişler ki,eşine yardım eden erkek, onlar tarafından da alay konusu oluyor.

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Senin gözlerine hiç bakmadım
Yüzünü görmedim
Tenin tenime değmedi
Ve sen "seviyorum." dedin

Şaşırdım...

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Bir şair arkadaşım sordu bir gün
''Bazen merak ederim seni; ne okursun
Kimden beslenirsin? ''diye
Soru kendime getirdi beni.
Sahi! Ben kimdim,neleri nerden almıştım,
Hayat soframda ne vardı? sorularını sordum kendime

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Otobiyografi
Bir şair arkadaşım sordu bir gün
''Bazen merak ederim seni; ne okursun
Kimlerden beslenirsin? ''diye

Soru kendime getirdi beni.

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Gözlerim gözlerini özledi
İçime akan
Beni hep yakan
Ela gözlerini

Ellerim ellerini özledi

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Biliyorum ordasın
Yalnız değilsin
Ve aklında biri var

Hani dudağından
Deniz kokulu

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Ne zaman bir selvi görsem
Seni düşünme arzusuyla dolarım
Önce ince ve zarif oluşun
Ve güzel duruşun gelir aklıma
Sonra da gözlerin..

Devamını Oku
Bedri Karaarslan

Palavra deyince Nusret gelir aklıma.bu güne kadar tanıdığım en usturuplu palavracı odur.Hani bazı insanlar ortamını bulamadıkları için yeteneklerini ucuza harcarlar ya! O öyle biriydi işte!...yüksek dozda kurgu yeteneği ile iyi bir öykücü ya da iyi bir senarist olabilirdi bence. O özellikle yaşanan olayları uyarlama,kahramanının yerine kendisini koyma,gerekli süslemeleri yapıp onu anlatmaya hazır hale getirme konusunda müthişti.

Biz Nusret'i tanıdığımızda üniversite üçüncü sınıftaydık.Bir öğrenci evinde üç arkadaşla kalıyorduk.kaldığımız ev ,üç oda bir salon kocaman bir evdi.Mezun olup giden bir arkadaşımızın yerine yeni bir öğrenci aradığımızda karşımıza çıktı.Kantinin panosuna astığımız ilanı okuyup bana gelmişti. Daha tanıştığımız ilk gün bir kaç macerasını dinledim. Aslında kendisine ait bir evi varmış da!... Babası üniversiteyi kazanır kazanmaz ona kalması için bir apartman dairesi almış da!... O sözüm ona yalnız kalmayı sevmediği için evini kiraya vermişmiş de!.. Falan filan...

Neyse Nusret'le evdeki ilk günümüzün akşamında birer konuşma esiri olduk.Dinlemeye mahkum tutuklular gibi Nusret teslim aldı bizi.O anlattı biz dinledik, o anlattı biz dinledik.Bilmem kaçıncı hikayenin ortalarında: ''Arkadaşlar, yarın okula gidecez; yatalım artık!'' deyince susturabildik onu.

Devamını Oku