Her gün, her gün aynı yemeği yemek zor olsa da
Her gün, her gün aş ekmek gibi yesem doyamam
Her gün, her gün aynı gülü koklamak zor olsa da
Her gün, her gün lâle gibi koklasam da doyamam
Her gün, her gün meyve gibi sıkıp da içsem doyamam
Çınara yapışmış sarmaşık
Çınar hayat acılarına alışık
Sarmaşık çınara olmuş aşık
Fakat işlerse birazcık karışık
Duvarlara sarılmış sarmaşık
Acaba o ilk savaşı kimler başlatmıştı
Galiba, Habil ile Kabil başlatmışlardı
İçimden, beddua edesim gelir onlara
Kötü örnek oldular, tüm matadorlara
Unutma ki tahrip kolay, tamir zordur
Ayım, güneşim, yıldızım
Ah benim muhacir kızım
Aşkın alev alev yakıyor beni be kızım
Sen gelmezsen bitmez içimdeki sızım
O muhacir kızı, sevgiyle giyindirilmiş
Ey nefsim kaç bakalım kaç sen
Daha ne kadar kaçacaksın sen
Başıma daha ne işler açacaksın
Fizana da gitsen kurtulamazsın
Baki değilsin ki ilelebet yaşayacaksın
İnanmıştım Hakka inananlara
Güvenmiştim güven verenlere
Bir kere olsun bakmadılar yüzüme düşünce yere
Oysa, uğurlarında göze almıştım ölümü kaç kere
Yazıklar olsun kadir kıymet bilmeyenlere
Girse de dağlar deryalar aramıza mani olmaz sevgimize
Çünkü, herkes duydu birbirimize deliler gibi sevdiğimize
20.10.2004-10.20
Düşünce ekser dostlarımın maskeleri de düştü
Tanık olduklarımı anlatmak, çok mu çok güçtü
Çünkü, gördüklerim görmek istediklerim değildi
Duyduklarım da duymak istediklerim hiç değildi
Meğer ne kadar da çok ak gün dostum varmış
Ben Bayram memleket Manisa/kula
Hayatta rastlamadım, hasbi bir kula
Böylesine, nerde arayıp, nerde bula
Dost eliyle çok satıldım üç beş pula
Bir kış sabahı, açılmış gözlerimin perdesi
Bakışmamız ayla güneşin bakışması gibi
Ayrılmamız ayla güneşin ayrılmaları gibi
Vuslatımız, rahmetin toprakla buluşması
Alıngan-kırılganlığımız, med cezir misali
Hasretimiz toprağın yağmura hasreti gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!