Ağladığımı ispat için, illâ gözyaşı dökmem mi gerek
Kıymetimi anlaman içinse, mutlaka ölmem mi gerek
Zaten ölüden yok pek farkım o günden bu güne dek
Aşkının elinden neler çektiğimi, ancak O bilir bir tek
25.05.2003-15.15
Ettin/ettin mükâfatı çoktan hak ettin
Yaşattığın az aşkla saçlarımı ak ettin
Çektirdiğin çileyle canıma tak ettirdin
Çile çektirmede sanki dünyada tektin
Ettiklerin beni deli divaneye döndürdü
Şu rüzgâr en muazzam bir klima
Çalışınca ne güzel serinler dünya
Hayranım onu icat eden O ustaya
Kimse üretemedi, onun gibi klima
Estikçe rüzgâr, ağaç dalları raks eder
Sağımda melek/solumda melek
Nasıl çelme takarsın ah be felek
Söylesene, günahım nedir bilem
Günahlarım için çok tövbe edem
Sağımda bir oğlum/solumda bir oğlum
Anne babamı sen mi çağırdın
Ne olurdu, biraz sabretseydin
Biliyorum çok seviyordun onu
Eminim o da aynı şekilde seni
Ne de çarçabuk gitti arkandan
Bu kadar hiç kimseden aman dilememiştim
Böyle olacağını, hiç mi hiç düşünmemiştim
Bir güzelin kaşları yay, kirpikleri de ok oldu
Gözleri dom dom kurşunu olup, beni vurdu
Mağlûp oldum Allah’ım, mağlûp oldum dostum
Kapansa da şu ela gözlerim
Ben daima hep seni özlerim
Gün geçtikçe artar közlerim
Belki de kabul olur sözlerim
Özleminden kapansa da şu gözlerim
Elim eline, gözüm gözlerine hasret
Dilim diline, kalbim sevgine hasret
Dizim dizine, burnum kokuna hasret
Kolum koluna, kulağım sesine hasret
Hasretinden dudak sanki çorak toprak
Oy bizim dağlar bizim dağlar
Yolumuzu kesiyor elin dağlar
Hasretiniz yüreğimi akkor gibi dağlar
Hasretinizden gözlerim hicranla ağlar
Her ne kadar, benzese de dağlar birbirine
Babalar gördüm, kendini siper etmiş bu vatana
Babalar gördüm, kendini feda etmiş bu vatana
Babalar gördüm, evladını şehit vermiş bu vatana
Hey dost, gel sen ve ben sahip çıkam bu vatana
Babalar bilirim, mezarını cephelere kazdıran




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!