Ay’ım, Güneş’im yıldızım
Ah benim muhacir kızım
Bitmez ki artık içimdeki sızım
Aşk ateşin yakmakta be kızım
Muhacir Kızı, evin biricik kızı
Nasıl sevinmesin bu hazzı gören insan
Gördükçe neşeyi, gurur duyuyor insan
Gördükçe bayrağı, mutlu oluyor insan
Bugün Ata’nın armağanı yirmi üç nisan
Edirne’den/Kars’a, bayrakla donatılmış
Yoktur, bu dermansız derdimizin ilâcı
Çok dolandım cihanı, yok bunun ilâcı
Siz bari, beyhude dolanmayın yok ilâcı
Ancak, bizzat tadılırsa, anlaşılır bu acı
Her kul, eninde sonunda tadar bu acıyı
Zaferden zafere koşturan Ulustuk biz
Kaç asırdır, yeri göğü inletmiştik biz
Asırlarca sesimizi dinlettirmiştik biz
Kaç yıldır böyle zafere hasrettik biz
Çağ açıp, çağ kapatan bir Millettik biz
Ümmetin oluşumuzla övünürüz
Kaybetmiş oluşumuza üzülürüz
Miski amberdir dokun ve kokun
Hala, üzerimizdedir ölüm şokun
Ah ne vakit göbek bağım koptu
Korkudan sanki de ödüm koptu
Bu hayatta gördüğüm ilk şoktu
Çünkü onun gibi bir huri yoktu
12.09.2003-12.09
Çiçekler açıyor al yanağından
Anzer balı akıyor dudağından
Işınlanıyorum, o fosforlu gözlerinden
Etkileniyorum, lâlî güher sözlerinden
Zeynep’im, Zeynep’im allı Zeynep’im
Arabama bindim, gidiyorum yolumdan
Trafik canavarı geçiyor sağdan soldan
Çok emin değilim, bu yolun sonundan
Trafik canavarından sen koru Yaradan
Herkes, dikkatli gitse, kendi yolundan
Kalmamıştır dünya ne Karun’a, ne Süleyman’a
İnan ki kalmaz şu fani dünya ne sana ne bana
Esasında bizleri verilen her şey birer emanettir
Eğer yerinde kullanmazsak, en büyük ihanettir
Kalmaz, ne sana ne bana bu mekan bu makam
Göremedim, anne babadan sefa
Görmedim, bazı dostlardan vefa
Çok çektim, macir kızından cefa
Anlıma yazılmış bu yazı bir defa
O zalim, bu zalim, dünya zalim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!