Köyde doğdu anam, köyde yaşarım,
Kara saban ile yaparım tarım.
Altı nüfus bir odada yaşarım,
Seviyorsam sıkıntı yok güzeldir.
Sırtımda taşırım otu, samanı.
Yürekten gelince duygu sesleri,
Titretir kalpleri titretir teli.
Düğünde dernekte çırpar elleri,
Bazen damla olur gözde şiirler.
Seven sevdiğine methiye dizer,
Göç eyledin İstanbul’a,
Kavuştun paraya pula.
Çobandın muhtaçtın çula,
Ay başına kalak uçsun.
Köyde bulamazdın darı,
Yaktığım ateşle barut yanmıyor,
Çeşme boşa akar kovam dolmuyor,
Ne günah işledim hafsam almıyor,
Daha çok çekecek zulüm var benim.
Kalmadı takatim kalmadı halim,
Öyle söz söyle ki, sihirli olsun,
Kifayetli olsun, akılda kalsın.
Dinleyen payına düşeni alsın,
Aklına geleni söyleme boşa .
Edep erkan söyle, ahlak küsmesin,
Küçük şeylere tamah edip arkasına saklananlar, saklandıklarının büyüklüğü kadar, küçülmek zorunda kalır ...
Efendisin milletine,
Düştün tembel illetine.
Hayrın yok memleketine,,
Köylüm senin neyin var ki?
Koyun kuzudan ayrılmaz,
İlkbaharda yazda gölgede yattı.
İneği saklayıp danayı sattı,
Evde otur dedi hanıma çattı.
Sobanın başında üşüyen adam.
Yapraklar döküldü hava soğudu,
Gönlümün sultanı, gözümün feri.
Uğraştım çırpındım, dolmuyor yeri.
Aklımdan geçirdim eski günleri,
Hayal bana kaldı, düş bana kaldı.
Habersiz gidişi bilmem ki niye,
Bilseydim yaşadığın, o koca şehri,
Yüzerek geçerdim denizi nehri.
Elinden bardağa baldıran zehri,
Sen doldur içeyim, be yaban gülü.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!