(Batman’dan Gel Batmanlım türküsünden ilhamla...)
Gece yarısını çoktan devirdi saat,
Gözlerimde Raman Dağı’nın o simsiyah dumanı,
Yüreğimde dinmek bilmeyen asi bir fırtına…
Sokaklar çoktan susmuş, caddeler boşalmış,
Kırık sokak lambaları cılız bir sarıya kesmiş bu yabancı şehirde.
Ben yine senin o uzak, o mağrur kentinin hayaliyle tutuşuyorum;
Kaç kilometre çeker ki bir adamın yüreğini dağlayan sevdasının mesafesi?
Sen oradasın… Petrol kokulu o sert, o hırçın rüzgârların savrulduğu yerde,
O dik duruşlu, o sıcak kanlı Batman’ın tam kucağında.
Ben ise gurbetin ve sensizliğin zindan gibi ortasında,
Bir çay bardağının buğusuna sığdırmaya çalışıyorum koskoca bir ömrün hasretini.
Her yudumda boğazıma bir kurşun gibi takılan senin adın,
Her nefeste ciğerimi yaran, aklımı başımdan alan o tanıdık sesin…
Aşk dediğin nedir ki zaten gülüm, söylesene?
İki harita noktası arasında, bitmek bilmeyen yollarda asılı kalmak değil mi?
Gece vakti bir otobüs camına başını yaslayıp iç çekmek,
Bir bilet koçanıyla bütün gençliğini gözünü kırpmadan takas etmek değil mi?
Sen herif... Sen hâlâ bilmiyor musun bu canın sana nasıl yandığını?
Sırf senin geçtiğin o tozlu yollara zarar gelmesin diye bu şehri ateşe vermediğimi?
Şimdi ben buradan; bütün geceye ve bu kalleş kadere inat bağırıyorum:
Topla diyorum heybeni! Topla o çocuksu, o masum gülüşlerini!
Bırak o sıcak caddeleri, bırak Hasankeyf’in sulara gömülen o hüzünlü gölgesini.
Bir türkü gibi düş yollara gencecik ömrünle,
Bir deli rüzgâr gibi, dağlardan kopan bir çığ gibi esip gel!
Batman’dan gel ey benim sert bakışlım, ey benim mağrur gururum!
Gelişin bir bayram havası, bir bereket olsun bu çorak toprağıma.
O sıcacık gülüşün baharları taşısın şu yıkık dökük, kapkaranlık odama.
Gözlerinde Hasankeyf’in o bin yıllık kadim tarihi dursun,
Yüreğinde Dicle’nin o hırçın, o kimseye eğilmeyen asi akışı olsun…
Gece uzuyor, vakit tükeniyor, masamda tütünüm son dalına dayanıyor.
Bir yanım devrilmiş bir çınar gibi burada, bir yanım çoktan yola çıkmış, Batman’da kalmış…
Görüyorsun işte; gecenin bu saatinde şiirler bile sana çalışıyor,
Sana yazılan her satırda bir otobüs korna çalıyor gecenin derin sessizliğinde.
Kırma bu kalemi, uzatma bu sürgünü, bitir artık mesafelerin bu ucuz fiyakasını;
Al yanına o sana yakışan asil yalnızlığını da düş yollara,
Batman’dan gel Batmanlım…
Gel de, şu garip yürek artık kendi ana kucağına,
Kendi öz toprağına, senin o zeytin karası gözlerine kavuşsun!
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 20:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!