Belirsizlik üzre yaşanırken gençliğim,
Artık kafam takılmıyor,
Gazı bitmiş çakmaklara.
Ya da ağza sakız olmuş,
Sakal altındaki yalanlara.
Balkonda uzun oturuşlarım,
Gözünden kaçmıyor tabi ailemin.
Günahlar içinde,
Kavrulan yaşamandan,
Ara sıra zevk alışlarım,
Dermanı olmuyor tabi derdimin.
Kapıyı sert kapatmadan,
Gitmek mi lazım gelir?
Muhayyel sesli gidişlerin efendisi.
Süte su karıştırıp,
Satmak mı lazım gelir?
Muhayyel niyetsiz çağın terazisi.
Gel zaman git zaman,
Geldi yirmili yaşların ortası.
Gençken yaşlılığı,
Tadan o adamdan,
Değil derdini dökerken,
Nasihat almanın sırası.
Bu şiir bir iç dökme mesaisi.
Dudağımda tüten,
Bu neslin en zehirsizi.
Dün ardımızdan söven,
Olacak yarının seyircisi.
Yılmadan, mücadeleyle geçen;
Yeri gelince garipsenen,
Yeri gelince küçümsenen,
Geçmişin ve yaşam tarzının,
Ağzı konuşmayan kimsesi kalmamış.
Yusuf olmadan kuyu gören,
Çıkmak için kimliğinden ödün veren.
Kimliksiz yaşamaya gönül veren.
Muhayyel'in gerçek ahvalini
Kaale alıpta soran olmamış.
Geciktikçe güzelleşir,
Biz kadere boyun eğdik.
Nasip çabaya bağlı dediler,
Emek verdik alnımızı terlettik.
Mevcut durum meteliksiz olduğundan,
Hep boş gezen olarak tarafınıza iletildik.
Küçük yaştan beridir duyduğumuz,
İt ürür kervan yürür,
Biz böyle yaşamayı farz bildik.
Günahlarımızla kol kola.
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 00:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!