Yörük güzeli,,,,
Dağ seni anlatırken sesi titrer,
rüzgâr bile adını söylerken
yavaşlar.
Sen bir yoldan fazlasısın,
geçip giden değil
Bir tebriz karasında
Dünyaya geldim dert ile tanıştım
Bir ilkbahar sabahıydı
Şafak vaktinde gözümü açtım
Dünya yükü sırtımdan hiç inmedi
Ağlayan gözlerim bir kez gülmedi
Bahtım kara yüzüm güze dönmedi
Kader yokuş çeke çeke yoruldum
Her baharın ardından kışlar geldi
Düştüm de kalkmadım yollarım suskun
Ömrümden eksildi baharım hüznüm
Gözlerim nem dolu içimde hüzün
Geceme dert düştü yoruldum Baba
Yollarım yokuştu dizlerim çöktü
Yalanı bir meslek bilmiş sözlerden
Vicdanları satılmış kör özlerden
Menfaat uğruna eğmiş dizlerden
Usandım darıldım yoruldum ben de
Edep ne bilmez olmuş nice elden
Gönlümde bir ömür sızı büyüdü
Geceler içimde korla üşüdü
Ne bir sevda kaldı ne umut güdü
Gözlerim dolarken yoruldum gayrı
Tükendi gönlümde sabrın hevesi
Kırıldı düşlerim sustu neşesi
Bağrımda taşıdım kahrın nefesi
Sonunda pes ettim yoruldum hayat
Gözlerim bulandı bahar nerede
Bir bakışın ömrüm aldı
Yüreğime ateş saldı
Giden döndü, bahtım kaldı
Sızım sızım sızım sızım sızım sızım sızım sızım yâr
Bir gülüştün ömre değer
Kır çiçeği gibi açtın erkenden
Düşürdün gönlümü dertli derdinden
Ak güvercin gibi kaçtın elimden
Yüreğimde kaldı yası Zeynebim
Baharda tomurcuk kışta solarsın
Yürek yaram...
Bak yine gece oldu
Yine o sessizliğin içindeyim
Yine ellerim bomboş
Ama yüreğim dolu hem de senle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!