Zekeriya Taşkın
Gönüller kurdun sen muhabbet ile
Dostunu sarardın merhamet ile
Adını anıyoruz hürmet ile
Yüreklerde sen Zekeriya Taşkın
Dağlar göç etse de düşmez tahtından
Yiğidin adı var destan yaktından
Bir hüküm yürürse kalkan hattından
Adalet dağırtır Zennure Ağa
Yiğitler yol alır sözün izinden
Bir kadın sevdim gözleri san’ki deniz mavisi
yüzü san’ki ay parçası ne zaman karşılaş’sam
Nalet olsun dizlerim bükülür tutmaz ellerim
Usulca yanına sokulup bir merhaba demek için
Neler vermezdim’ki o mas mavi gülen gözleri var’ya
O içimi yakıp kavuran mavi gözlerin
Zor anında belli olur insanın özü,
Gülüşünde değil;
Gece çökerken titreyen yüreğinde çıkar ortaya gerçek yüzü.
Seven, sevdiğini yarı yolda bırakmaz,
Sen düşerken arkasına bakıp kaçmaz.
Gördüm yüzün ay misali idi
Düştüm aşkın yanan hâli idi
Sözlerim hep gönül dili idi
Senin işin kurban zor dediler oy oy
Dost kapısı çaldım bir bir gezdim
Aşk ateşi yakar, zümrüt gözlerin,
Aramıza girmesin, o kara kedi,
Zümrüt gözlerin yakıyor, yar beni
Zümrüt gözlüm sensiz, canı neyleyim,
Zümrüt gözlerine yandım, bilesin,
Yârimin cemali benzer güneşe
Karanlık geceme ışık saçıyor
Ruhumu kapliyor huzur ve neşe.
Yürüdüğü yolda güller açıyor
O bir afrodit bir dünya güzeli
Kime gönül versem bağladı yârim
Her seher sabahı oldu hep zâlim
Gözyaşım çağladı tükendi hâlim
Sevdadan yana hiç yüzüm gülmedi
Nice dost bildiğim oldular düşman
Yetimin hakkına göz dikenleri
Yağsız bir kazığa uturtmak gerek
Hırsızlara kanat kol gerenleri
Taksim meydanında astırmak gerek
Zalimin sofrası haramla dolmuş
Bağrımda köz gibi bir dert yanardı
Gözlerin bakışla kalbim kanardı
Yüreğim sevdayla bir bir yanardı
Aşkımı harcadı zalımın kızı
Her bakışı zehir sözleri yara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!