Kalmadı er kişi yiğit ve cesur
Çapsızlara kaldı meydan be Usta
Bozuldu mertlik ve kalmadı huzur
Çakallara kaldı meydan be Usta
Haberim olmadı yiğitlik ölmüş
Usta…
Bir ömür vardı avuçlarımda,
kum gibi aktı parmak aralarımdan.
Ne tuttuysam eksildi,
ne sevdiysem yarım kaldı.
Boşa geçti deme,
Rıhtımda akşam içimde bir yangın
Deniz susmuş martılar bile kederli
Bir elvedayı taşıyor rüzgâr sessizce
Sen gidiyorsun ben paramparça bir deli
O vapur kalkarken bir yürek sarsıldı
Kaç yaz bahar geldi geçti gittin gelmedin
Turnalarla haber saldım yâr tez gel diye
Ramak var ölmeme yârim yine dönmedin
Bulutlarla haber saldım yâr tez gel diye
Gönül bağım çözüldü de sensiz dermedin
Dilê min di te de ma ye
Şev û roj nav te da ye
Ev evîn di dilê da ye
Tu yî yarê min te zalimê
Çavên te wek stêrk in
Dar geceler çöktü yürek yanına
Hasret düştü gönül denen hanına
Yiğit düştü zalimlerin kinine
Üç fidan sallanır dar ağacında
Karanlığa karşı ışık oldular
Üç kuruşluk bir dünya için
insanlığı terazilere koydunuz.
Ben yutkuna yutkuna ağlarken
siz menfaati altın sandınız,
vicdanı bozuk para gibi harcadınız.
Bir gece indi futbolun üstüne,
sessiz, sinsi, planlı…
Saha ıslaktı
ama yağmurdan değil,
arka odalarda dökülen kirden.
Bu kadar erken mi veda edecektin
Hasretinle yanar yanar gönlüm usta
Gözlerimde sel olup çoşup da aktın
Hasretinle yanar yanar gönlüm usta
Çekip gittin sesin hâlâ yankılanır
Ne olur...
Üstüme gelmeyin artık…
Bazen insanın içindeki yorgunluk,
dışarıdan görünen gölgesinden daha büyüktür.
Bir omza kaç dağ sığar,
bir kalbe kaç sessizlik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!