Kırk yıllık bir hikâye bu
Anlatmakla biter mi?
Bir ömrün yarısıdır
Yazmakla biter mi?
***
Kışını, yazını
Ahmet Arif’in
‘Demir kapılı’
‘Kör pencereli’
Hapishanesi olan evlerimize
Kara haberler geliyor durmadan
‘Dağlarına bahar gelen’ memleketimizden…
Yumurtlayan tavuk gibi maşallah
Dokuzuncu çocuğunu doğurdu
Komşumuzun kadını…
Bu korona döneminde
Morali düzelen babası
Umudum
Hayalim
Her şeyim sendin…
Kuru bir dal imişsin
Tutundum
Kırılıverdin…
Dinle sevdiğim,
Sana bir masal anlatacağım.
Ama önce,
Dur...
Batı ülkelerinde mutlu insanlar yaşarmış
Karınları tokmuş çocukların
Maviyi özledim nedense
Güneş bir doğsa
Göğün mavisini seyrederdim
İstanbul'daki denizin
Mavisine bakardım hiç olmazsa…
***
Ve çıkıp gelsen hatıralardan
Dönsek yeniden eskinin baharına
Yokluğun,
Sert bir rüzgar gibi esmese saçlarımda
Kollarını,
Yirmili yaşların kollarıyla sarsam
Hayaller kar gibi eridi..
Artık umuttan da fayda yok.
Gerçi dünya tatlı ve hoş
Ama neyleyim,
Kalbim boş...
Karşılıksız sevmenin
Cezasını bana sor.
Her gün başka başka ölmenin
Azabını bana sor...
Yıllar varki gözlerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!