Evvel insana bakar, görürdüm kendimi
Şimdi hepsi yabancı, yersiz ve yalancı.
Kafaları uçarı, yaptıkları kaçarı.
Aşağılayan aşağılıklar, kale değer mi?
Muzır korkaklara düzine dayak yeter mi?
Yadsırım, eleştiririm yoksa yadsınırım.
Kalem yazmak ister,
Sonu gelmeyen cümlelere hasret.
Kalkar eller, beyhude bir niyet...
Gerisi yok.
Merhemler israf etme yaram yersiz.
Senin aşkın bana çok.
Yine içimde bir sıkışıklık hükümdar.
Buhran ihtiva ediyor göğsüm, boğuk çırpınışlar...
Gömülü dipte hüsran, kasvet vadediyor bu yar.
İçimde bir lisan hâkim ki nârı dillere zarar.
Bir bugün tüm menfur, meydanda kederli ve kindar.
Mihnet sebebim açık, sinem kuzguncuğu kapalı zindan.
Ben bırakın bende kalsın, sizi bedbaht eder.
Beni içimde yaşarım, o bana atıftır.
Benliğim sahip olduğum tek varlık derdim.
Derdim namevcut oldu belleğimi yitirince.
Meğer sahabet lüzumsuzmuş, buyruk yetersiz.
Siz ithaf-ı samimiyetimle irkilirsiniz,
Geri dönseydim gözlerimizin kavuştuğu ana,
Başka biri olmazdım belki senin için.
Çünkü reddin üzmüyor beni,
Beni tanımayacak olman belki...
Beni sor bana onlara değil,
Tanışmasak olur mu?
Bakışların bana yetiyor,
N'olur zahmet etme.
Daha fazlasını istemiyor, gönlüm.
Bu aşkı bana yar etme.
Hayallerimi süslüyor gözlerin,
Bu yollar hep bu kadar sessiz miydi?
Düşüncem hep bu kadar sensiz miydi?
Sesini duyuyorum sanki
Hiç kurmadığın cümlelerde
Hava soğuk ve özsüz
İçimdeki sağır öksüz
Anlar gibi yapar
Bir de yarın var
Bugün yetmez mi
Yarına ne gerek var
Kendim çıkmaya uğraşır ekeceğinden.
Ve arar durur kök salmaya verimli bir toprak.
Öteki ise bakar, kınar bakışlarıyla.
Didişir özü ile insanın, yeknesaklık tesellisi...
Durur durağanlığın başşehrinde, yadsır.
Cezası oturak yoksunu odalardır buyruğuna başkaldırının.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!