Geçmiş goncasına gönül koyuyor
Arada sırada beni soruyor
Tek başına orada ne iş yapıyor
Sevdiğim güzel acep ne kokuyor
Benden uzakta çok mu mutlusun
Dikmen bağlarında, haykırdı paşam
Türkün gücü olan, en sondun karam
Seymenler bekledi, seni her akşam
Ankaram Ankaram, ne hoş Ankaram
Gönüllerde tüten, candı nefesi
Aaa aldın mı onu yerden kim aldı kimin cebinden
Ooo o çok hoştu gönlüm coştu seni görünce birden
Eee eskiden sevdi bu beden biliyorsun kaybetmeden
Ööö ömrün kısaymış ne yapalım birşey gelmiyor elden
Sss sessiz bu dünya gördüğüm çok korkunç bir rüya
Hasret kaldım ben ona
İçimdeki koruna
Yanıp yanıp tutuşur
Yari ayrı olana
Ah yarim yaktın beni
Anılardan bir parça parçalar yüreğimi
O yari bekler gördüm gelir diye ebedi
İçimdeki yarayı kimse bilmez derdimi
Ona buna sormadım yok etmenin bedeli
Çık gel artık yarim senin için değer mi
Yar eliyle incir, yaşar gönüller
Bilmezmisin sevda, taşınmaz elde
Gönül kervanında, yaralar eğler
Umudun elçisi, koşarmış yelde
Bahattin Tonbul
22.12.2013
Seninle sensiz olmak,dünyada zor olsa da
Seni deliler gibi,bak hala seviyorum
Yokluğunda solumak,ağzıma kor olsa da
Ateşinle yandıkça kül olmak istiyorum
Çaresiz o yaranla,terk edip gittin beni
Gezmek istersin Antalya,Mersin
Bi oturuşta iki somunu yersin
O komutan da sanki sen ersin
Soyadını bilmediğine nasıl dost dersin...
O kuru bir rüzgar,sen alında tersin
Hangi yaratılan, ölmedi burda
Hangi karanlıklar, ışık almadı
Umutla beklerken, oynadın kırda
Gittiğin son yerden, dönüş olmadı
Görünürdü ışık, geçtiğin yolda
Tabuta düşmüş bedenin,suratınsa hep solgun
Ruhun çıkar gökyüzüne
Cennete kabul oldun
Ne muradın var ise sen hepsine haps oldun
Öpüşecek dudaklar yokluğuna kul oldun




-
Ömer Faruk Tonbul
Tüm Yorumlarbu şşirlerin bir kitap haline dönüşmesini isteririm güzel ve manlaı anlamlı dizlerden oluşmuş şiilerdir