Biliyorum, her gidiş bir yara bırakır insanda,
sessizce kanar, ama öğretir sabrı
Ve her dönüş biraz daha uzak artık
Zaman çarmıha gerer vuslatı,
solar bahtı
Papatya topladım ellerimle,
her yaprakta biraz sen vardın.
Seviyor mu dedim, sustu,
Beni sevme ihtimaline tutundum kaldım
Aşk bir evdi, duvarları sabırdan,
Kalbim bir tablo,yalnız kalpler müzesinde,
acımasız bir ressamın fırçasında soluk renkleriyle.
Her dokunuşumda biraz daha silinirim sessizce,
Yine de beklerim bir damla merhamet düşsün diye üstüme
Hayatı satranç gibi yaşadım,
duygularımı vezirden sakladım.
Her hamlede biraz daha sustum,
kaybetmemek için sevinci erteledim.
Taşlar ilerledi, ben geride kaldım;
Seni sevmek…
Zamanın üstüne eğilmek gibi
her günü bin yıl taşımak omuzlarında,
sessiz, ama delice bir sabırla.
Seni sevmek,
🌌 Sessizliğin Çölü
Artık acelem yok,
rüzgâr nereye sürüklerse oradayım.
Yolların bittiği yerde
Dönmedi talihim, döndüm deliye,
yıllar geçti, gönlüm hâlâ seferde.
Bir yudum huzur aradım her gece,
adın sızdı yine içimin çölüne.
Kelebeğin titrek kanadına gizledim günleri,
Ne kadar sönsem de, kalbim direnir,
Aşkınla yanmak bile bir tesellidir.
Belki dönersin bir gün, kim bilir,
Sevda şehrimde hâlâ ışığın titrer..
Bir zamanlar gönlümde rengarenk bahar vardı,
Sevgi Denizine
Cebimde taş kesilmiş dertler,
her birinde bir anının sessiz ağırlığı…
Bir gün, sahile varınca
tek tek bırakacağım hepsini
Dışıma baharı giydirip gülümserken ben,
içimde dondu bin kış, sessiz, derinden.
Sözcüklerim susup kalbime gömüldü,
Acıyı sessizlikle giyindim her sabah yeniden..
Hayat dediğin hem siyahtır hem beyaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!