Bir yerlerde,
henüz adını koyamadığım bir bahar var.
Rüzgârı usul, naifçe
toprağı sabırla nefes alır,
🌒 “Bir Su Gibi”
Bazen duruyorum,
göğsümde eski bir rüzgârın sesiyle.
Adını anmadan çağırıyorum seni,
bir su gibi sessiz,çaresiz
Yokuşlu yollarını sevdim senin,
her taşında kalbimin sesi gizli.
Erirken benliğim benliğinde,
bir mum gibi yandım söndüm
Hatırlamak; alnına dayanan soğuk bir namlu gibi ağır ve mutlak...
Dünya bir pazar yeri, herkes bir vitrin süsüyken
Ben, kendi içimde "Kâlû Belâ" diyen o sert toprağım.
"Ey iman edenler! Kendi nefislerinizin sorumluluğu size aittir." (Mâide, 105)
Sadelik, bir yoksunluk değil, bir taarruzdur;
ÇARESİZLİK
Ben yine bildiğin gibiyim;
suskunluğun kıyısında oturuyorum.
Bir dua gibi eskimiş ellerimle
hayatı değil, kendimi avuttum.
Gönül sarayına talibim senin,
istemem altını parayı tenezzül etmem,
sevsen beni derinden anlasan yeter,
Yalınayak beni gezdirsen kimseyi gezdirmediğin şehirlerinde
Bir bahar akşamı balkonda çayımızı sen koysan yeter
SÜVEYDÂ
Bugün yorgunum.
biraz hayal kırıklığı
Bir tutam tükenmişlikle
Sanki gün boyu gülümserken bir şey eksildi içimden.
Ben ona derin bir roman gibi baktım,
sayfalarına sığmadı kalbim.
Her cümlesinde duygular vardı bin yıllık derin,
her virgülünde bir haykırışı kaderin..
🍂 Eğer Gelseydin
Bazen sessizlikten bir yol açıyorum,
senin sesine varır mı bilmeden.
zaman ince bir kül gibi dökülüyor her an
biraz daha eksilerek içimden.
Yüreği kadar bilsin yeter;
kalbin taşıyamadığı hakikat
zincire dönüştü. Ama insan
hangi kapının eşiğinde durduğunu sormayı unuttu.
Bize nokta nokta ezberlettiler hayatı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!